Toplumsal Eşitsizlikler ve Ayrımcılık
Diğer bir örnek ise, Suriye’de başlayan iç savaşla birlikte, ülkenin
tüm toplumsal sınıflarından göç eden grupların içindeki nitelikli işgücü
olarak ifade edilen orta sınıf ile niteliksiz işgücü olan emek kesiminin
nihayetinde birçok ülkede aynı kaderi paylaşmasıdır. Bu insanların son
derece düşük ücretlerde, sağlıksız ve güvencesiz koşullarda çalıştırılması
Türkiye’de de yaygınlaşmış bir olgudur. Bu olgu etrafında örülen bütün
ayrımcı söylemlerde ekonomi politik sorunlar, kültürel ve toplumsal bir
sorun olarak yansıtılır; damgalayıcı ve dışlayıcı kalıp yargılar üretilir.
“Suriyelilerin kamusal alanda görünür olmaları, onlarla sosyal kent
yaşamının her alanında karşılaşılması Anteplilerin kendi kültürlerine
karşı bir tehdit olarak okunmaktadır. Antep’te artık ezber bir söyleme
dönüşen ‘Suriyeliler geldi huzurumuz bozuldu’, ‘Parklarda oturamaz
olduk’ gibi şikâyetler, halkın Suriyeli algısının olumsuz bir boyuta taşınmasının önemli göstergelerinden. Kamusal alanın ‘homojen’ kültürünün Suriyeli mültecilerle birlikte ‘bozulduğu’ düşüncesinden beslenen
Suriyeli nefreti, Antep’teki şehir efsaneleriyle de birleşince nefretin şiddete dönüşme potansiyeli hız kazanabilmektedir. Görüşmecilerin bazıları, kendilerine ait bir yaşam alanı olarak gördükleri parkların aynı zamanda Suriyelilerin mekânı olmaya başlamasını kabullenememekte ve
bu durumdan rahatsızlıklarını dile getirmektedir.” (Çelik ve arkadaşları,
2014, s. 27)
Irkçılık ve sonrasında gelişen ırksallaştırıcı bütün ayrımcılık örneklerinde ortak olan şey, hiçbir siyasi ideolojinin ya da insanın açık
bir ifadeyle ırkçı olduğunu kabul etmemesi ancak bunların tüm söylem, davranış ve düşüncelerinde yerleşik olarak içinde ırkçılık barındırmasıdır.
Ayrımcılık ve Toplumsal Cinsiyet İlişkileri
Sınıflı toplumlar ve ataerki (patriyarka) sistemleri birbirleriyle diyalektik bir ilişki içinde evirilen iki sistemdir. Ataerkini Hartman’dan (2006,
s. 29) alıntılayarak, maddi temeli olan ve hiyerarşik olsa da erkekler
arasında, onların kadınlara egemen olmalarını sağlayan bir karşılıklı
bağımlılık ve dayanışma kuran ya da yaratan erkekler arası toplumsal
ilişkiler dizisi diyebiliriz. Bu tanımın devamında süren tartışmada, ayrımcılık ve toplumsal cinsiyet alanına dair önemli tartışmalar bulun135