Popülizm nedir ve ondan neden bu kadar nefret ediyoruz?
likle erkektir ve kadınlar onların üstünlüklerine yönelik birer tehdittir.
Her zaman duygusal olmak durumundadırlar ve rasyonel insanlarla asla
tartışmazlar.
Divide et impera (“Böl ve yönet”) kuralını kullanmak da aynı şekilde yaygındır. Genellikle kendi taraflarında bulunan muhalif partileri
destekler ve alternatif bir basın yaratırlar. Asla ülkenin tamamını temsil
etmeyip, yalnızca bir kesimi temsil ettiklerinden düşmanlarını bölerek
en örgütlü azınlık diyebileceğim en büyük kesimi yaratırlar.
Ve elbette eğitim, askeriye, ekonomi dahil her şey merkezileştirilmelidir. Her yerel küçük otorite, kontrol edemedikleri için nefret ettikleri alternatif bir otoritedir. Bu yüzden onları yasaklamak isterler.
Popülistler, hükümetle aynı görüşte olmadıkları takdirde “düşmanlarını” ve hatta kendi halklarını şeytanlaştırırlar. Bu kişiler birdenbire
“hainler, düşmanlar, ibneler, kaçıklar, deliler ve yozlaşmış insanlar” haline gelir. Bir popülist için en iyi yol savaşa gitmektir. Savaş diledikleri
her şeyi yaratır. Güçlü görünebilirler, kurallara göre oynamak zorunda
kalmazlar ve sürekli bir olağanüstü hal içerisinde olabilirler. Bu, gerçekten iyi bir popülistin tarifidir.
Son ama kesinlikle önemli bir soru: Popülizm
konusunda ne yapmalı?
Popülizm hakkında çok konuşuyoruz ve hepimizin de bir çözüme inanmaya ihtiyacı var. Bu yüzden dört eylem noktası belirledim. Bazıları zaten yapıldı veya yapılmakta ama hâlâ yapılması gereken çok fazla işin
olduğunu düşünüyorum.
İlk olarak kesitsellik (yatay kesme/ortak kesen): Bir siyasi hareket,
her azınlığı içermeli, yani sadece bir LGBTQI*, kadın ya da Kürt hareketi
olmamalı, olası her türlü sorunu kapsamalıdır. Herkes için bir politik
planı olmalı; böylece sadece dışlananlar için savaşan bir parti olarak etiketlenemez.
İkinci olarak taban örgütlenmesi: Bahsettiğim gibi, siyasi partiler
ve merkezi yönetimler artık gerçekten işe yaramıyor, her şey tabandan
yukarıya doğru tekrar düzenlenmeli. Vatandaş birlikleri, jüri heyeti
161