Uluslararası Ayrımcılık Konferansı Arka Planım Irkçılık ile ilgili ilk tecrübemi, 1970’lerde Birleşik Krallık’ta İrlandalılarla çalıştığım zamanlarda edindim. O zamanlar, biz İrlandalılar terörist olarak tasvir ediliyorduk; -Birmingham Altılısı, Guildford Dörtlüsü ve McGuire Yedilisi’nin zamanlarıydı- bu davaların hepsi de adli hatalardı. IRA bombalamaları ve ölümlerinden hüküm giyenlerden bazıları reşit bile değildi. Bu olaylar eğer yirmi yıl öncesinde olsaydı, çoğu büyük ihtimalle idam cezası almış olurdu. Birleşik Krallık Hükümeti, daha sonraları, alelacele ölümlerden suçlu olanları bulmak için girdiği yarışta, insanların haksız yere hüküm giydiğini itiraf etti. Zamanın başbakanı, Westminster’da özür diledi. Hüküm giyenler salıverildi ancak hayatları çoktan mahvedilmişti bile. O zaman anladım ki, ırkçılık ve ırklaştırma süreçleri sadece farklı renkteki insanlar üzerinden değil, üstünlük/aşağılık kavramlarının oluştuğu her yerde –herhangi bir topluluk ve herhangi bir grup arasında da– meydana gelebilir. Mesela, İrlandalıların 19. yüzyılda Britanya medyasındaki tasvirlerini ele alalım: İlk önce bizi aptal ve soytarı olarak tasvir ettiler; daha sonra İrlanda bağımsızlık mücadelesi netlik ve odak kazandığında, bizi domuz veya maymun kafalı canavarlar olarak tasvir ettiler. Bize yapılan muamelenin haklı gösterildiği bir şekilde ırklaştırmaya maruz kaldık. 1982’de Maynooth Üniversitesi’nde çalışmak için İrlanda’ya döndüğümde, ırkçılığın varlığının bütün İrlanda toplumunun bir meselesi olarak kabul edilmesi için çok çaba harcadım, sadece Travellers (Göçebeler)1 için değil, yurtdışındaki İrlandalılar da dahil olmak üzere. 1998 yılında, Avrupa Birliği bünyesinde ve ötesinde ayrımcılık karşıtı gruplardan oluşan ve Avrupa’da ırkçılığa karşı korumanın geliştirilmesi için lobi faaliyetleri düzenlemeyi amaçlayan Irkçılığa Karşı Avrupa Ağı’nın (ENAR) kurulmasında rol aldım. Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı’nın ilk başkanı olarak, ırkçılık hakkında araştırma yürütülmesi ve ırkçılıkla mücadele için merkeziliğin sağlanması konusunda çalıştım. ENAR ile olan bağım hâlâ devam etmekte ve ayrıca, Avrupa ile İrlanda’daki Romanlar ve Travellers (Göçebeler), Güvenli, Düzgün ve Düzenli Göç İçin Küresel Sözleşme ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri üzerinde de çalışıyorum. 1 İrlanda’da yaşayan göçebe topluluk. Mart 2017’de yerli ve ayrı bir etnik grup olarak tanınmışlardır. 18

Hedef paragraf seç3