Türkiye Kamu Yönetiminde Ayrımcılık:
Kürt ve Alevi Yöneticilerin Durumuna İlişkin Sınırlı Gözlemler
kalara dayandırılan bu “hakikat”in bilinir kılınması, bu bağlamda bir bilinç
yükselmesinin ve izleyen bir çözüm arayışının da önünü açacaktır.
Çalışma boyunca daha bu kişilere erişme aşamasından itibaren
çeşitli güçlüklerle karşılaşılmıştır. Öncelikle, çeşitli ilişkiler ve kurumlar/
dernekler üzerinden Alevi ve Kürt mülki idarecilere ulaşma isteğimizi dile
getirdiğimizde, ilgili kişilerden bir bölümünün kendilerini bu kimlik(ler)le
nitelendirmeyi tercih etmedikleri, dolayısıyla bu kimliklerden birine aidiyetleri varsa da bunun bilinemeyeceği gibi cevaplarla karşılaştık. Halen görevde olan Alevi ve/veya Kürt mülki idarecilerle görüşmenin devlet memurluğuna ve OHAL koşullarına özgü nedenlerle zaten mümkün olamayacağı
bütün konuşmalarda belirtildi. Emekli olan Alevi ve/veya Kürt mülki idarecilerin bazılarının ise siyasal hayat içinde aktif oldukları için bu araştırmaya
dahil olmakta çekinceleri olacağı ifade edildi. Bazı emekli mülki idarecilerin
ise yaş nedeniyle çeşitli sağlık sorunları vardı ve bu durum beklemediğimiz
bir engel olarak kaşımıza çıktı. Bütün bu sıkıntılara rağmen, beklediğimizden az sayıda da olsa emekli mülki idarecilerin iletişim bilgilerine ulaştık
ve kendilerini doğrudan aradık. Kişisel mahremiyetlerine hürmet ederek
yaptığımız bu telefon görüşmelerinde de yukarıdakine benzer konuşmalar
gerçekleşti. Bazıları kendilerini bu kimlik(ler)le tanımlamadıklarını, dolayısıyla başlığı bu olan bir araştırmanın içinde yer almak istemediklerini ifade
ettiler. Bir kısmı ise araştırmaya katkı vermek için büyük bir istek göstermelerine rağmen, sağlık ve yurtdışında olma gibi nedenlerle katılamadılar.
Sonuç olarak, araştırma için görüşülmesi gereken kişilere ulaşma ve onların
katkı vermeyi kabul etmesi aşamasında dahi, özünde ayrımcılığın yeniden
üretilmesi ve etkileri olarak ele alınabilecek zorluklarla yüz yüze kaldığımızı ifade edebiliriz. Kartopu örneklemi uygulaması umduğumuzdan daha az
verimli geçmiş, ülkenin içinden geçtiği dönemin koşulları bizimle görüşmeyi kabul eden kişilerden elde ettiğimiz bilgiyi de sınırlandırmıştır.
Yaptığımız görüşmelerde, kronolojik bir yaşam ve yöneticilik öyküsü alındıktan sonra yapılandırılmamış sorularla şu izleyen kategorik
ayrımlar üzerine bilgi toplanıp değerlendirilmiştir: a) Kamusal organizasyon içi pratik ve gündelik uygulamalar, b) ortamda farklılıkların tarifi ve stereotipleştirme, c) dışlanma pratikleri, d) ayrımcılığın sürdürülme
yöntemleri, e) türetilmiş iç sınırlar-sınırlandırmalar, f) duygu yönetimi
ve direnme mekanizmaları.
47