Lionel Blackman alınmaktadır. Gözlemciler hâkimlerin o tarihteki kararının tarafsızlık sorununa delil oluşturduğu görüşündedir. 15 Eylül 2014 tarihinde Hâkim El-Fiky diğer iki hâkimle birlikte dosyadan çekilmiştir. Bu karara ilişkin hiçbir gerekçe sunulmamıştır. 26 Ekim 2014 tarihinde sanıkları yargılaması için Hâkim Hassan Farid atanmıştır. BULGULAR: Temyiz Mahkemesinin karar metnini görmeden gerekçesinin adil olup olmadığına ilişkin net bir sonuca varamayız. Ancak yerleşmiş prensibe göre adaletin sağlanıp sağlanmadığı metinden anlaşılabilir. Buna ilişkin değerlendirme kriteri, makul ve objektif bir gözlemcinin hâkimin tarafsızlığı konusundaki görüşüdür. Daha sonradan görüldüğü üzere dava hâkimleri 15 Eylül’de dosyadan çekilmeye karar vermiştir. Bu karar ne bekleniyordu ne de bu konuda bir gerekçe açıklandı. Ancak, o aşamada (daha net ifadeyle 11 Haziran 2014’te) mahkeme, yargılamanın ceza ile sonuçlanması yönünde karara varmıştır ve verilecek uzunca cezaların sürelerini açıklamıştır. 11 Haziran tarihinde verilen hüküm dosyaya sonradan atanan hâkimleri etkilemiş olabilir. Hâkim El-Fiky ve heyeti, Temyiz Mahkemesi’nin kendilerinin devam etmesi yönündeki desteğine rağmen, “ihtilaf” konusunu geç fark edip dosyadan çekildilerse, o aşamaya kadarki yargılamanın taraflı olduğu sonucuna varabiliriz. Dosyadan çekilmek için başka ne gerekçeleri olabilir? Sonrasında atanan heyetin hükmettiği ceza, 11 Haziran’da hükmedilen cezadan daha hafiftir. Dolayısıyla daha yüksek bir otorite tarafından hâkimlerin sanıklara uygunsuz müsamaha gösterdikleri gerekçesiyle dosyadan çekilmelerinin istenmesi olası gözükmemektedir. Dosyadan çekilmelerinin gerekçesi hala bilinmemektedir. Mahkemenin tarafsızlığı prensibi kimi zaman masumiyet karinesi prensibi ile kesişmektedir. (Bakınız aşağıda 5. Bölüm) Mahkemenin tarafsızlığı konusundaki kaygımızın temeli mahkemenin nihai kararının 30. sayfasında yer almaktadır: “Ve mahkemenin dosyadaki kanıtların ve iddia makamının tanıklarının duruşmalarda verdiği ifadelerin doğru olduğuna ikna olmasından dolayı sanıkların suçlamaları reddetmesinin görüşülmesine gerek bulunmamaktadır. Aksine mahkeme sanıkların suçlamaları reddetmesinin sözlü ve teknik kanıtlara dayanarak hali hazırda suçlu bulundukları ithamın cezasından bir tür kaçma girişimi olarak değerlendirmektedir.” Bu ifade sanıkların kanıtlarını dışlayıcı bir tutumdadır. Sanıklar da diğer tanıklar gibi aynı dikkat ve incelemeye tabi olmalıdır. Sanıklara yönelik gösterilen daha az dikkat masumiyet karinesi prensibiyle uyumlu değildir. Dahası, böylesi bir tutum masumiyet karinesini anlama sorununun ötesinde Madde 14 (1)’e aykırı olarak tarafsızlık problemine işaret edebilir. Bir diğer ön yargı örneği, 11 Haziran 2014 tarihinde görülen duruşmada sa74 İnsan Hakları Aktivistleri İçin Dava İzleme Rehberi.indd 74 27.05.2017 17:34

Hedef paragraf seç3