İnsan Hakları Aktivistleri İçin Dava İzleme Rehberi
11 Haziran 2014’teki kararın yazılı versiyonu aşağıdaki iddiayı savunmaktadır: “11/6/2014 tarihli duruşmada, sanıklardan hiçbirisi gelmemiştir ve mahkeme
baş gardiyanları, cezaevi ve mahkeme salonundan sorumlu olanları çağırmıştır,
tanığın duruşmaya katılmak istemediği not edilmiştir, tüm kapıların açık olduğu
ve sanığın mahkeme salonu içerisinde veya dışarısında olmadığı teyit edilmiştir,
duruşma savcısı duruşmaya çağrı için celp gönderme kararı verdi.” Karar şöyle demektedir: “… mahkeme, CD’leri incelemesi için yardım almak üzere teknik
uzmanlar çağırılması ve tanıkları çağırmak için yargılamayı 11/6/2014’e kadar
ertelemiştir…”
BULGULAR:
Gözlemciler genellikle 6 Ağustos 2014’ten sonraki duruşmaların sanığın yargılama sırasında duruşmada etkili bir şekilde bulunmasını sağlamak noktasında
yetersiz kaldığı görüşündedir. Çeşitli defalar sanıkların mahkeme salonunda tutuldukları “kafes” şeklindeki yerin sanığın yargılamayı her zaman takip etmesine imkân sunacak kadar yeterli donanıma sahip olmadığını belirttikleri davranışlar sergiledikleri görülmüştür. Sanığın bir avukat tarafından temsil edildiğini
ve avukatın yargılamayı takip edebilmesinin önünde bir engel olmadığını not
ederiz.
Gözlemcimizin elindeki kanıtlara ve olasılıklar dengesine göre mahkemenin bilinçli bir şekilde 11 Haziran 2014 tarihli duruşmanın daha erken başlayacağını savunma makamına bildirmediği görüşündeyiz. Mahkemenin 11 Haziran’da 23 Sanığın tamamının herhangi makul bir gerekçe olmadan duruşmaya
katılmamaya karar vermiş olacağını varsaymasının olağandışı olduğunu düşünüyoruz. Özellikle de CCTV kanıtlarının bahse konu oturumda analiz edileceği
beklendiği için duruşmanın potansiyel olarak Savunmanın lehine olacağı bir
zamanda bu varsayımın olağandışı olduğunu düşünüyoruz.
Mahkeme neden kanıtlar üzerinden devam etmedi? Gıyabında verilen hüküm tanıkların da duruşmaya katılmadığını belirtiyor, fakat bu savunma makamının hatası olamaz; bu nedenle duruşmaya ara verilmesi doğru bir karar
olurdu. Mahkeme sadece tanıkların değil aynı zamanda 23 sanığın da neden
duruşmada olmadığını araştırmak için duruşmaya ara vermeliydi!
Mahkemedeki güvenlik görevlilerinin 23 sanığın nerede olduğuna ilişkin
sözde incelemelerine güvenmek şüphelidir. Savunma avukatlarını cep telefonları veya bürolarından aramak ne kadar zor olabilirdi? Mahkemenin o gün haysiyetini koruduğuna ilişkin güçlü şüphelerimiz bulunmaktadır.
Sanığın duruşmada hazır bulunma hakkı adil olmayan bir şekilde reddedilmiştir. Bunun bir sonucu olarak mahkeme hızlıca, yine adil olmayan bir şekilde
sanığın gıyabında suçlu olduğu hükmünü ve sonrasında da cezaları açıklayarak
yargılamayı sonlandırmıştır. Gıyabında yargılamanın dosyaya sonradan atanan
ikinci hâkim heyetinin tarafsızlığına ilişkin olası zararlı etkileri tarafsız mahkeme ile ilgili yukarıdaki 3. bölümde analiz edilmiştir.
Bu nedenle, 14 (3) (d) Maddesinin ihlal edildiği görüşündeyiz.
81
İnsan Hakları Aktivistleri İçin Dava İzleme Rehberi.indd 81
27.05.2017 17:34