gerekçeleriyle ilgili açıklama yapılmalıdır. Bu türden kararlar mümkün olduğunca erken
bir aşamada alınmalıdır ki bağımsız bir mahkemeye itirazda edilecekse bu süreç toplantı
bildiriminde belirtilen tarihten önce tamamlanabilsin.
2.7 Düzenleyici makamın yükümlülüğü. Düzenleyici makamlar yasal sorumluluklarına uymalı ve usul yönünden veya maddi olarak yerine getirmedikleri yükümlülükleri
nedeniyle hesap vermelidir. Yükümlülükler, idari hukuka ve kamusal yetkilerin kötüye
kullanılmasına ilişkin yargı denetimine göre tartılmalıdır.
3. Toplantı Özgürlüğünün Kısıtlanması
3.1 Kısıtlama için meşru gerekçeler. Kısıtlamalar için meşru gerekçeler uluslararası
ve bölgesel insan hakları belgelerinde öngörülmüştür. Ulusal kanunlarla bunlara ilave
gerekçeler getirilmemelidir.
3.2 Kamusal alan. Toplantılar, kamusal alanın ticari faaliyetler veya araç ve yaya trafiği için kullanılması kadar meşru bir şekilde kullanılmasıdır. Her hangi bir kısıtlama ele
alınırken bu durum dikkate alınmalıdır.
3.3 İçerik temelli kısıtlamalar. Toplantılar ortak bir ifade amacıyla yapılmakta ve dolayısıyla da bir mesaj iletmeyi amaçlamaktadırlar. Herhangi bir mesajın görsel veya işitsel
içeriğine kısıtlama getirilmesi için yüksek bir eşik kullanılmalı ve ancak yakın bir şiddet
tehdidi varsa kısıtlama getirilmelidir.
3.4 “Zaman, yer ve toplantının yapılış şekli” ile ilgili kısıtlamalar. Düzenleyici
makamların başvurabilecekler, iletilmek istenen mesaja müdahale etmeyen olası kısıtlamalar için geniş bir yelpaze bulunmaktadır. Bir toplantının zamanına, yerine ve yapılış
şekline herhangi bir kısıtlama getirilecekse, makul alternatifler teklif edilmelidir.
3.5 “Görüş ve işitme” (sight and sound). Kamusal toplantılar belli bir hedef kişiye, gruba
veya kuruluşa bir mesajın iletilmesi amacıyla düzenlenmektedir. Bu nedenle, genel bir kural
olarak toplantılar hedef kitlenin görebileceği ve işitebileceği bir şekilde kolaylaştırılmalıdır.
4. Usule İlişkin Konular
4.1 Bildirim. Uluslararası insan hakları hukukuna göre ulusal düzeyde bir toplantı ile ilgili
önceden bildirim gerekliliği getirilmesi öngörülmemektedir. Hakikaten de, açık bir toplumda, pek çok toplantı türü herhangi bir resmi düzenleme gerektirmez. Bu nedenle önceden
bildirim yapma şartı, ancak devletin toplantı özgürlüğünü kolaylaştırması ve kamu düzenini, kamu sağlığını ve başkalarının hak ve özgürlüklerini koruması için gerekli düzenlemeleri yapmasını sağlamak amacıyla getirilmelidir. Bu türden yasal hükümler bir toplantının
düzenleyicisinin izin talebinden ziyade bir niyet bildiriminde bulunmasını öngörmelidir.
Bildirim süreci zahmetli veya bürokratik olmamalıdır. Bildirim süresi gereksiz uzunlukta
olmamalı ancak ilgili devlet otoritelerinin pozitif yükümlülüklerini yerine getirmeleri için
gerekli plan ve hazırlıkları yapmalarına imkân verecek ve kısıtlamalara itiraz edilecekse bir
mahkemeye hızlıca itiraz etme ve karar alınmasını sağlamaya yetecek uzunlukta olmalıdır.
Otoriteler bir bildirime gecikmeksizin itiraz etmezlerse, kamusal toplantının düzenleyicileri, bildirimlerinde sunulan koşullarda ve her hangi bir kısıtlamaya maruz kalmaksızın
faaliyetlerine devam edebilmelidir.
7