56. Kadınlar: Kadına Karşı Her Türlü ayrımcılığın Ortadan Kaldırılmasına Dair
Sözleşme’nin 3. Maddesine göre, Taraf Devletler ‘erkeklerle eşit olarak insan hakları ve
temel özgürlüklerinden yararlanmalarını ve bu hakları kullanmalarını garanti etmek
amacıyla, kadının tam gelişmesini ve ilerlemesini sağlamak için yasal düzenleme dâhil
bütün uygun önlemleri alacaklardır.’
57. Çocuklar: Tıpkı yetişkinler gibi, çocukların da meşru talep ve menfaatleri vardır. Barışçıl toplantı özgürlüğü çocuklara görüşlerini ifade etmeleri ve topluma katkıda bulunmaları
için bir araç sunmaktadır. BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 15. Maddesi Devletlerin çocuğun barışçıl toplantı düzenleme ve bunlara katılma hakkını tanımalarını gerektirir.
BM Çocuk Hakları Sözleşmesi
Madde 15:
1. Taraf Devletler, Çocuğun dernek kurma ve barış içinde toplanma özgürlüklerine
ilişkin haklarını kabul ederler.
2. Bu hakların kullanılması, ancak yasayla zorunlu kılınan ve demokratik bir toplumda gerekli olan ulusal güvenlik, kamu güvenliği, kamu düzeni yararına olarak
ya da kamu sağlığı ve ahlakın ya da başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması
amaçlarıyla yapılan sınırlamalardan başkalarıyla kısıtlandırılamaz.
58. Kamusal toplantıların düzenleyicilerinin önemli sorumlulukları ışığında (bkz. Para
185, 198), çocukların gelişen kapasitelerini dikkate almak kaydıyla kanunda toplantı düzenlemek için bir minimum yaş sınırı konabilir (Finlandiya Toplantı Kanunu’ndan ve
Moldova Cumhuriyeti Kamusal Toplantı Kanunu’ndan örneklere bakınız). Kanunda çocukların ancak ebeveynleri veya yasal velileri razı olduğu sürece bir kamusal etkinlik
düzenleyebilecekleri de düzenlenebilir.
59. Engelli Kişiler: BM Engelli Kişilerin Haklarına Dair Sözleşmeye göre ‘engelli tüm
bireylerin bütün temel insan hak ve özgürlüklerinden tam ve eşit bir şekilde yararlanmasının desteklenmesi, korunması ve temin edilmesi’ gerekmektedir. Uluslararası standartlara göre, ‘akıl hastalığı olan herkesin, UMSHS’nin ve diğer ilgili belgelerin tanıdığı
tüm medeni, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel haklardan yararlanma hakkı vardır.’ Bu
nedenle, tüm bireylerin, hukuki ehliyetleri ne olursa olsun, barışçıl toplantı özgürlüğünü
kullanmaları kolaylaştırılmalıdır.
60. Kolluk Kuvvetleri ve Devlet Görevlileri: AİHS’e göre, ‘silahlı kuvvetler, kolluk
kuvvetleri veya devlet idaresi mensuplarınca yukarda anılan haklarını kullanılmasına
meşru sınırlamalar getirilmesine engel değildir’. Bu türden tüm kısıtlamalar bu hizmetlerde görevli kişilerin sorumluluklarının uygun şekilde yerine getirilmesini ve kamunun bu
kişilerden beklediği tarafsızlığa duydukları güvenin korunmasını sağlayacak şekilde tasarlanmalıdır. Tarafsızlık tanımı temel öneme sahiptir. Tarafsızlık bir görüş sahibi olma ve
bunu ifade etme özgürlüğünü gereksiz şekilde kısıtlayacak şekilde yorumlanmamalıdır.
Mevzuat, bu nedenle, kısıtlama doğrudan görev gereği verilen hizmetlerle ilişkili değilse
kolluk personelinin (polis ve ordu dâhil) ve devlet görevlilerinin toplantı özgürlüğünü kısıtlamamalıdır. Böyle bir kısıtlama getirilecek ise, mesleki görevin icrası ile ilgili konular
dikkate alınarak ancak mutlak bir gereklilik durumunda uygulanmalıdır.
13