39. İşleyişleriyle ilgili her türlü yeni düzenleme veya uygulamanın getirilmesi ve hayata
geçirilmesi sürecinde örgütlerle ve üyeleriyle istişarede bulunulmalıdır. Bilgiye erişimleri olmalı ve istişare süreçleriyle ilgili vakitlice yeterli şekilde bilgilendirilmelidirler.
Ayrıca, bu türden istişareler anlamlı ve içermeci olmalı, getirilen teklifleri eleştirenler
dâhil, farklı ve birbirine karşıt görüşleri temsil eden paydaşları kapsamalıdır. İstişareleri
düzenlemekle sorumlu yetkililerin de, özellikle görüşlerinin reddedildiği hallerde, bu
paydaşların tekliflerine cevap vermeleri şartı konmalıdır.
40. Bunun ötesinde, örgütlenme özgürlüğü hakkının örgütlerin faaliyet gösterdikleri
sürekli değişen bir ortamda kullanılmasını kolaylaştırmak için, örgütlerin işleyişleriyle ilgili düzenleme ve uygulamalar sürekli gözden geçirilmelidir. Bu ilke, örneğin,
örgütlerin gerekli belgeleri elektronik olarak gönderebilmeleri, faaliyetlerini çevrim
içi ve elektronik konferanslar da dâhil olmak üzere, kendi tercih ettikleri şekil ve
ortamda yürütebilmeleri anlamına gelebilir. Ancak, düzenleme ve uygulamaların
düzenli olarak gözden geçirilmesi ilkesi hali hazırda kayıtlı olan örgütlerin yeniden
kaydolmaları gerekliliğine yol açmamalıdır.
9. İlke: Kısıtlamaların yasallığı ve meşruiyeti
41. Yukarıda ifade edildiği gibi, örgütlenme özgürlüğü hakkı mutlak bir hak değildir
dolayısıyla bu hakkın kısıtlandırılması mümkündür.Ne var ki, getirilen her türlü kısıtlama örgütlenme özgürlüğü hakkını asla tamamen ortadan kaldırmamalı ya da bu
hakkın özüne zarar vermemelidir.
42. Öncelikle, örgütlere getirilen hukuki ve diğer kısıtlamalar devletin anayasasına
veya başka bir kanuna dayanmalıdır. Kısıtlamaların, keyfi bir biçimde uygulanmalarını önleyecek şekilde ‘yasayla öngörülmüş’ olması gerekir; söz konusu mevzuatın
erişilebilir olması ve hem bireylerin hem de örgütlerin kendi faaliyetlerinin kısıtlamalarla uyumlu olmasını sağlayacakları şekilde yeterince açık olmalıdır.
Toplantı ile yapılacağı mekan arasında bir bağlantı bulunması halinde AİHM bu mekana izin verilmemesinin ihlal anlamına geleceğini kabul etmektedir. DİSK ve KESK’in
2008 yılında toplanma ve örgütlenme özgürlüğünü düzenleyen 11.maddenin ihlal edildiği gerekçesiyle AİHM’e yaptıkları 1 Mayıs kutlamalarında mekan kısıtlamalarıyla
ilgili başvurusunda AİHM Türkiye’yi “düşünce özgürlüğü” ve “örgütlenme özgürlüğü”
ihlalleri nedeniyle mahkum edilmiştir.
43. İkincisi, örgütlenme özgürlüğü hakkına kısıtlama getiren her türlü yasal hüküm
meşru bir amaca hizmet etmelidir; bu türden hükümler, sadece ulusal güvenlik veya
kamu güvenliği, kamu düzeni, kamu sağlığının ve ahlakın korunması ve başkalarının
hak ve özgürlüklerinin korunması şeklinde sayılan uluslararası standartlarda kabul
edilen meşru amaçlara dayanmalıdır.
44. Üçüncüsü, kısıtlamalar demokratik bir toplumda gerekli olmalıd��r. Buna göre,
her türlü kısıtlama hedeflenen meşru amaçla orantılı olmalı, hem yasanın kendisi
hem de yasanın uygulanması için güçlü ve objektif bir gerekçe bulunmalıdır. Genel
olarakyasa uluslararası insan hakları belgeleriyle uyumlu olmalıdır. Ayrıca, yasadan
doğan her türlü kısıtlamanın özenle uygulanması önemlidir; bu türden sınırlamaların
getirilmesi için ancak ikna edici ve zorlayıcı nedenler kabul edilebilir sayılır. Diğer
bir deyişle, örgütlenme özgürlüğü hakkının kullanılmasına müdahale edilmesi için
29