SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ İÇİN ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ VE TOPLANTI VE GÖSTERİ HAKKI KILAVUZU
güt çağrısı varsa bu gösterilere katılan yurttaşların ayrıca yasa dışı örgüt üyeliğinden
cezalandırılacağı kabul edilmiştir.
Yine valiliklerin toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yer ve güzergâhlarını belirleyerek ilan
etmeleri sonucu geri kalan her yerde yapılacak toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin kanuna
aykırı hale geleceğini göstermektedir. Bu hususta Batman Barosu Batman Valiliği’nin
Batman İli’ndeki toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergâhını ilan ettiği işleme karşı
açtığı dava halen Batman İdare Mahkemesi önünde görülmektedir6.
Basın açıklamaları hakkında özel olarak düzenlenmiş bir mevzuat bulunmamak ile beraber toplantı ve gösteri özgürlüğü hakkı kapsamında ele alınır.
AİHM, basın açıklamalarına yapılan müdahalelere ilişkin Türkiye alehine açılan davalarda yalnızca başvuranların gösteriye katılmalarına ve basın açıklaması yapmalarına engel olunmasının, toplantı özgürlüğü haklarını kullanmalarına yönelik bir müdahale oluşturduğunu sıklıkla kaleme almıştır. (bkz. Oya Ataman-Türkiye, başvuru no:
74552/01)
Aşıcı-Türkiye davasında; 29 Ağustos 2002 günü seksen kişilik bir grup Türkiye’de bulunan F tipi cezaevlerini şikayet eden bir mektubu İstanbul’daki Fransız Başkonsolosluğuna vermek ve bir basın açıklaması yapmak üzere toplanmışlardır. Polis, grubun
bina bölgesine girmesini reddetmiş, mektubun tek bir kişi tarafından bırakılmasını ve
konsolosluğun önünün boşaltılmasını istemiştir. Meydana gelen arbedede göstericiler
güç kullanılarak etkisiz hale getirilmiş, göz yaşartıcı gaz kullanılmış ve başvuranın da
aralarında bulunduğu otuz üç kişi gözaltına alınmıştır.
27 Ocak 2004 tarihinde, Beyoğlu Asliye Ceza Mahkemesi güvenlik güçlerinin göstericilere basın açıklaması yaparak mektuplarının içeriğini anlatma fırsatı vermediğini kaydetmiş ve basın açıklamasının Yargıtay’ın içtihadında da yer alan bir anayasal hak
olduğunu ve bunun yasaya aykırılık teşkil etmediğini hatırlatmıştır. Mahkeme ayrıca,
polisin göstericilere dağılmaları için yeteri kadar zaman tanımadığını gözlemlemiş ve
suç teşkil eden unsurların oluşmadığına hükmedip tüm göstericilerin beraatına karar
vermiştir. AİHM başvurusunda güvenlik güçlerinin müdahale ederek basın açıklaması
yoluyla kendisini ifade etmesini engellediğini belirten başvuran, AİHS’in 10. maddesinde
güvence altına alınan ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiğinden şikâyetçi olmuştur.
AİHM’in kanaatine göre, bu basın açıklamasına engel olan polis müdahalesi, göstericilerin güç kullanılarak dağıtılması ve başvuranın gözaltına alınması beraber değerlendirildiğinde AİHS’in 11. maddesi kapsamında barışçıl toplanma özgürlüğü hakkının
kullanılmasına müdahale edilmiştir.
6 http://bianet.org/bianet/insan-haklari/162782-batman-da-eylem-alani-davasi. Batman Barosu Batman Valiliği’ne gönderdiği yazıda “Toplantı ve gösterinin barışçıl olması koşuluyla Batman Barosu göstericilerin diledikleri meydan ve yolda gösteri
yapabilmelerine olanak sağlanması gerektiği kanaatindedir. Yukarıda yer verdiğimiz ulusal ve uluslararası yargı kararlarında
da buna engel bir durum bulunmamaktadır. Batman Barosu, Batman Valiliği’nin 2911 Sayılı Kanun’un 6. maddesi gereği belirleyeceği toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergâhının söz konusu hak açısından dolaylı ve makul olmayan sınırlamalara
yol açacağından endişe etmektedir” demiştir.
48