Ulusal Azınlıkların Seçim Süreçlerine Katılımını Teşvik Etme ve İzleme üzerine El Kitabı
Nispi temsil sistemlerinde azınlık adaylarını listelerine ekleyebilir veya çoğunluk seçim
sistemlerinde bireysel adayları aday gösterebilir ve seçim programlarına azınlık talepleri
ve kaygılarını dâhil edebilirler.
Seçme ve seçilme haklarındaki uluslararası insan hakları hukuku standartlarına uymakla
birlikte, ayrımcılık yapmama ve eşitlik genel ilkelerine de saygı gösterilmelidir. Örneğin
devletler, ayrımcılığı yasaklamalı ve yetkileri altındaki her bir bireyin cinsiyet, ırk, renk,
dil, din, siyasi veya diğer görüş, ulusal veya toplumsal köken, ulusal azınlık mensubu
olma, mülkiyet, doğum veya diğer statüler gibi her hangi bir temelde ayrımcılığa uğramalarına karşı eşit ve etkili koruma sağlamalıdır7.
Bazı uluslararası standartlar dezavantajlı gruplar için de özel tedbirler sağlar. Bunlar,
eşitlik, ayrımcılık yapmama ve içermeyi güvence altına alan hukuki tedbirler, politikalar ve pratikleri içerebilir. Eğer belirli gruplar veya insan kategorileri geleneksel olarak
sistematik dezavantajlara maruz kalıyorsa ya da fiilen eşitsizlikler sürüyorsa özel tedbirlere başvurmak meşru görülebilir. Burada not etmek önemlidir ki, uygulanmaları
için objektif ve geçerli gerekçeler varsa (orantısallık ilkesi) ve diğer garanti edilen insan
haklarıyla çatışmıyorlarsa bu tür tedbirler, uluslararası hukuka göre ayrımcılık yapmama ilkesiyle yasaklanmaz8.
Bu bölümün kalanında sunulan uluslararası araçlar AGİT, BM ve Avrupa Konseyi tarafından kabul edilmiştir. Uluslararası sözleşmeler onaylanmaları ve yürürlüğe girmeleri
durumunda hukuki olarak bağlayıcıdır. Bunlar her taraf devletin ulusal yasalarına dâhil
edilmelidir9. Bildiriler, kararlar ve tavsiyeler ise genellikle bağlayıcı araçlar değildir.
B. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı
AGİT siyasi olarak bağlayıcı normlar ve ilkeler yaratan politik bir süreçle işler. Diğer
insan hakları belgelerinden farklı olarak AGİT yükümlülükleri hukuki olarak bağlayıcı
değildir. AGİT standartlarının hukuki uygulamaları sınırlı olsa da, AGİT yükümlülükleri
yalnızca basit birer irade veya iyi niyet beyanı değildir; bu standartlara uymak üzere verilmiş siyasi sözlerdir.
Uluslararası yasal belgeler üzerine müzakereler genellikle, metnin son hali üzerine fikir
birliğine varılması ve bu son belgenin onay ya da çekince süreçlerinden geçmesi için
uzun zaman harcanması demektir. AGİT belgeleri için bu durum geçerli değildir. Politik
doğaları buradaki özgün durumu yaratır, taraf devletler arasında fikir birliğine varıldığı
anda kararlar yürürlüğe girer ve tüm AGİT katılımcı devletleri arasında siyasi olarak
bağlayıcıdır.
Bu AGİT’in ortaya çıkan ihtiyaçlara hızlıca tepki verebilmesini sağlar. Örneğin, 1990lı
yılların başlarında ulusal azınlık mensuplarına yönelik hak ihlalleri yoğunlaştığında, Av7 Bakınız, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi (İHEB), 2. ve 7. Madde; Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi (MSHUS) 2, 26 ve 27. Maddeler; Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi (ESKHUS) 2.
Madde; Her Türlü Irk Ayrımcılığının Önlenmesi UluslararasıSözleşmesi (ICERD) 1.Madde; Avrupa İnsan Hakları ve
Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme (AİHS) 14. Madde ve AİHS’e ek 12 numaralı Protokol 1. Madde.
8 Bakınız, örneğin, ICERD 2. Madde ve AİHS’s ek 12. Protokol Gerekçe’nin üçüncü beyanı. Ek yorumlar için,
bakınız Seçim Kanunu (Strasburg: Avrupa Konseyi Yayınları, 2008), sf.96-98
9 Yerel hukukun bir sözleşmeyle uyumu aynı zamanda Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi Madde 27 ışığında önemlidir. 27. Madde’ye göre:”Bir taraf devlet bir sözleşmeyi icra etmeme gerekçesi olarak iç hukukun hükümlerine başvuramaz”
10