III. Seçim Sistemleri ve Ulusal Azınlıklar
sal azınlıklar da dâhil olmak üzere daha geniş bir seçmen kitlesine hitap etmek zorunda
kalabilirler. Ulusal azınlıklardan destek alabilmek için azınlık sorunlarını kendi platformlarında ele alma konusunda bir teşvike sahip olurlar.
Alternatif Oy Formülü ve Taşınabilir Tek Oy sistemi aynı zamanda bazı dezavantajları da
beraberinde getirir. Her ikisi de hem seçmenler hem seçim görevlileri için, özellikle oy
sayma aşamasında bir hayli karmaşık olabilir. Ayrıca, etkin bir şekilde uygulanabilmeleri
için seçimlerden sorumlu idarenin belli bir teknik okur-yazarlığa sahip olması gerekir.
Bunların dışında, karmaşık oy sayma yöntemi nedeniyle, bu sistemler seçim sistemine
güvenin yüksek olduğu durumlarda daha uygundur.
3. Seçim Bölgeleri Sınırları ve Ulusal Azınlıkların Adil Temsili
Seçim bölgeleri her seçim sisteminin ayrılmaz bir parçası olduğu halde, seçim bölgelerinin sınırlarının çizilmesi ulusal azınlıkların temsili, dolayısıyla da temsilin sınırlandırılması veya artırılması açısından sistemin performansında kritik bir öneme sahip olabilir.
Azınlıkların adil bir şekilde temsil edilmelerini kolaylaştırmak için bir yandan bir pozitif
yükümlülük varken diğer yandan seçim bölgelerinin sınırlarını ve/veya kompozisyonunu
olumsuz etkileyebilecek tedbirlerden kaçınma gibi bir negatif yükümlülük de bulunmaktadır. Bu tür tedbirler arasında, örneğin, kamulaştırma, tahliye, ihraç etme, idari sınırları
veya seçim sınırlarını yeniden çizme veya düzenleme gibi tedbirler yer almaktadır.
Seçim bölgelerinin sınırlarının belirlenmesi sırasında, hangi seçim sistemi uygulandığından bağımsız olarak, eşit oy kullanma hakkına saygılı olunmalıdır. Bir başka deyişle, seçim bölgelerinin büyüklüğü kıyaslanabilir olmalıdır ki her seçilen temsilci yaklaşık olarak
eşit bir nüfusu temsil etsin.73
Ayrıca, iyi uygulamalar, seçim bölgelerinin yekpare ve bitişik olmalarını, idari toprak
bölümlenmelerine uygun olmalarını ve belli menfaat topluluklarının bütünlüğünü korumalarını öngörür.
Seçim bölgelerinin sınırları, seçmenlerin kendilerini gerçekten temsil ettiklerine inandıkları adayları seçmelerine fırsat tanıyacak şekilde çizilmelidir. Seçim bölgelerinin sınırları,
idari sınırlar, etnik veya kültürel sınırlar veya fiziksel sınırlarla ayrılmış topluluklar (adalar gibi) dikkate alınarak çizilebilir. Ancak, bu bölümlenme nesnel ve yaygın olarak kabul
gören ilkelere uygun olarak yapılmalıdır. Ayrıca, seçilmiş ulusal azınlık temsilcilerinin
çoğunluk nüfusunu temsil eden vekillere kıyasla daha çok sayıda seçmeni temsil etmemeleri önemlidir.
Seçim bölgelerinin belirlenmesinde ulusal azınlıkları özellikle güçlü bir şekilde etkileyebilecek iki önemli husus vardır: (1) çoğunluk sistemleri altında coğrafi sınırlar getirilmesi
ve (2) nispi temsil sisteminde bir seçim bölgesinden seçilecek temsilci sayısı.
Nispi temsil sistemlerinde, az sayıda temsilcinin çıktığı seçim bölgeleri, alınan oy sayısıyla
kazanılan sandalye sayısı arasındaki orantısallığı azaltmaktadır. Ayrıca, daha az sayıda parti
73 Bkz. Venedik Komisyonu “Seçimler Konusunda İyi Uygulama İlkeleri/ Code of Good Practice in Electoral
Matters” Madde 2.2.IV: “Normdan izin verilen sapma yüzde ondan fazla olmamalıdır ve özel durumlar dışında
(belli bölgede yoğunlaşmış azınlıkların korunması, seyrek nüfusa sahip bir idari bölge) yüzde onbeşi aşmamalıdır.” “Eşit Oy Hakkı” başlık Madde 2.2’de, İlkeler seçim bölgelerinin sınırlarının belirlenmesi konusunda
daha fazla ayrıntı sunmaktadır. <http://www.venice.coe.int/webforms/documents/default.aspx?pdffile=CDL-AD(2002)023-e>.
33