Triaj Etiğinde Yaşlı ve Engelli Ayrımcılığı: Faydacılığın Ötesinde Bir Alternatif Balam Nedim Kenter COVID-19 krizi sırasında yaş ayrımcısı ve sağlamcı triaj protokolleri hem kamusal alanda hem bilimsel mecralarda büyük tartışma konusu oldu. Ancak kaynak kıtlığı dönemlerinde yürürlüğe giren açık triaj düzenleri, aslında “normal” zamanlarda engellileri ve çoklu baskıların kesişiminde ötekileştirilmiş diğer grupları dışlayan yapısal triajın devamıdır. Bu yazıda, birbiriyle çelişen biyoetik prensipleri ve belli yaşamları kategorik olarak dışlayan faydacı triaj protokolleri yerine ilkesiz bir triaj etiği öneriyorum. Bir yandan Levinas’ın Öteki’ne karşı hesaplanamaz ve sonsuz sorumluluk içeren etik ilişkilenme modelinden, öbür yandan da Bergson’un uygulamada ve bağlamında yaratıcılık ve doğaçlama gerektiren sezgisel felsefesinden ilham alıyorum. Daha önemlisi, bu “akıl dışı” öneri, zaten pratiklerinde Levinasçı ve Bergsoncu olarak tanımlanabilecek duyarlılıklar gösteren, istatistiki yaşamlar arasında seçim yapmak yerine her biricik yaşamı önemseyen, en akut kriz ve kaynak kıtlığı durumlarında bile yaratıcılık kullanarak tayınlamayı reddeden sağlık emekçilerinden ilham alır. Dolayısıyla bu yazı, deneyimin öncesinde, a priori olarak, teklif edilebilecek ilkelerden ziyade, var olan deneyimdeki felsefi eğilimlere ve sezgilere dikkat çekmeyi amaçlamaktadır. Radikal yaratıcılık edimleriyle Öteki’nin sonsuz talebine teslim olan pratisyenler belki de ilkesiz bir triaj etiğinin ne imkânsız ne de elverişsiz olduğunu gösterir. 107

Hedef paragraf seç3