ENGELLI BIREYLERE YÖNELIK AYRIMCILIK hayatta kalsın diye yeni tehlikelere göğüs gerdiler” (Dudzinski vd., 2020, s. 72). Kişisel risklerin, yorgunluğun, hızla ilerleyen pandeminin belirsizliklerine bir de yetersiz kaynaklar ve yapısal eşitsizlikler nedeniyle her hastaya yeterli bakımı verememenin ağır ahlaki yükü bindi. Ne hastalarla bire bir ilişkide olan sahadaki sağlık emekçilerinden, ne genel halktan ne de bu protokollerden en çok etkilenecek kırılganlaştırılmış gruplardan hiç görüş almaksızın soyut bir şekilde kaleme alınan kriz standartlarının kendi faydacı hedeflerine bile ulaşamadığını kaydeden Fink şu provokatif soruyu sorar: “Sorunlu bir triaj protokolü hiç protokol olmamasından daha mı iyidir daha mı kötüdür?” (2020, s. 1). Bu sorunun ucunu açık bıraksa da Fink hem COVID-19 hem başka sağlık krizlerinde birçok sağlık emekçisinin protokol takip etmek yerine daha fazla solunum cihazı tedarik etmek veya üretmek, sahra hastaneleri kurmak ve yoğun bakım ünitelerini genişletmek dahil birçok yaratıcı edimle tayınlama yapmaktan ve ölüm dirim kararları vermekten kaçındıkları durumlardan örnek verir (2020, s. 4). Örneğin, 2009’da Hindistan’daki H1N1 influenza salgınında solunum cihazı sıkıntısı ortaya çıkınca, hastanede bulunan serum şişesi ve plastik tüplerden uyku apnesinde kullanılan CPAP cihazlarına benzer üniteler üreten Dr. Aarti Kinikar, yüzlerce prematüre bebeğin ölmesini engellemiştir (Fink, 2013). Triajın gerekçesi hep kaynak kıtlığı olarak verilir. Ancak en zengin ve donanımlı ülkelerde triaj yapılmasından da anlaşılabileceği gibi, kaynak kıtlığı denen olgu doğal bir felaket değildir. İnsan eliyle yaratılan, kötü politikaların, küresel ve yerel yapısal eşitsizliklerin, kapitalizmin ve süregelen sömürgeciliğin bir sonucudur. Triaj kaynak kıtlığından ziyade dağıtım eşitsizliğinin bir semptomudur. 3,8 milyar insanın, yani dünya nüfusunun yarısının, bırakın solunum cihazı veya yoğun bakım ünitesi gibi ileri teknikleri, hiçbir sağlık hizmetine ulaşamadığı dünyamızda (WHO, 2017, s. 2; UN, 2019) aslında triaj tartışmaları ayrıcalıklı bir zeminde ilerlemektedir. Buna rağmen, en yol gösterici triaj reddi örnekleri Dr. Kinikar’ın durumundaki gibi en akut kaynak kıtlığının olduğu koşullarda karşımıza çıkar. Benzersiz Öteki’ye olan sorumluluğu hiçe sayan protokollerle istatistiksel olarak misli menkul yaşamlar arasında triaj yapmaktansa her bir tekil yaşamı kurtarmayı hedefleyen hekimler sayesinde, gerçek ya da yapay kaynak kıtlığında bile, ilkesiz bir triaj etiğinin imkânsız olmadığını görüyoruz. 115

Hedef paragraf seç3