TÜRKIYE’DE ENGELLILERIN ADALETE ERIŞIMI
Benim dikkatimi çeken bir başka risk altındaki grup demans-alzheimer hastaları ve onların bakım veren yakınlarıdır. Özellikle Türkiye’de
demans-alzheimer meselesinin sadece veya basitçe bir tıbbi mesele değil, hem yakın toplumu, yakın çevreyi hem de toplumumuzun genelini
etkileyen çok önemli bir sorun olduğunu söylemek gerekir. Türkiye’de
gelecek kuşakların da bu sorunla çok yakından yüzleşeceği, bundan derinden etkileneceği düşünülmektedir.
Böyle bir çerçeve çizdikten sonra, Türkiye’de son dönemde neler
olduğuna değinmek, Covid-19 salgınıyla yaşlanma meselesinde neler
deneyimlediğimize ilişkin bazı fikirlerimi paylaşmak isterim. Özellikle
Uzak Asya’dan salgına ilişkin bilgiler gelmeye başladığında çoğunlukla yaşa dayalı olarak sınıflamalar yapıldı ve yaşlı insanların daha fazla
tehlike altında olduğuna, yani salgın karşısında daha kırılgan olduklarına, yaşamlarını yitirdiklerine ilişkin bulgular iletildi. Arkasından bu
istatistikler Avrupa’ya sıçradığında önce İtalya’dan rakamlar geldi elimize. İtalya’da birçok yaşlı insan yaşamını yitirmişti ve kanaat önderleri “İtalya, Avrupa’nın en yaşlı ülkelerinden birisi; dolayısıyla bu kadar
yaşlının yaşamını yitirmesi ‘doğal ve beklenen bir şey’ diye düşündü
kanaat önderleri. Oysa öyle değildi. Bugün dönüp baktığımızda özellikle
İtalya’da ve dünyanın başka yerlerinde de salgından en çok etkilenen
kesimlerin başında yaşlıların gelmesinin nedeninin bu insanların yaşlı
olması değil, yöneticilerin verdiği kötü kararlar olduğunu görmekteyiz.
Nitekim İtalya’da savcılar, yöneticilerin verdiği bu hatalı kararlar nedeniyle soruşturma açtı.
Türkiye’de bu rakamlar gelmeye başladığında da yaşlı insanların tehlike altında olduğu düşünüldü. Bununla ilgili birtakım önlemler alınması
için kamuoyunda özellikle kanaat önderlerinin seslerini yükselttiğini gördük. Bu süre içerisinde yaşlılarla ilgili çalışmalar yapan kimi sivil toplum
örgütleri de yaşlıların evde kalmaları gerektiğini dile getirdi. Ancak sokakta görülen yaşlı insanlara yönelik kötü muameleler başladı ve bu süre
içerisinde tehlike altında olduğu düşünülen insanlar tehlikeli insanlara
dönüştü. Bu çok önemli, bizi de çok endişelendiren bir geçişti.
Türkiye’deki bir belediye, kent meydanlarındaki bankları kaldırdı
ve yaşlı insanların kenti kullanma haklarını engellemek üzere belediyeler, yerel yönetimler bu tip uygulamalar yapmaya başladı; yaşlı insanla167