II. ULUSLARARASI AYRIMCILIK KONFERANSI
ransı’nın, Durban Deklarasyonu ve Eylem Programı’nın sonuç belgesi. Bu
metin açıkça, ırkçılığın yalnızca bir iç mesele olmadığını, aynı zamanda
uluslararası düzenin sömürgeciliğin ardından nasıl organize edildiğine veya
yapılandırıldığına dair de olduğunu söyler. Ayrıca bunun ele alınması gerektiğinden, sömürgeciliğin yol açtığı eşitsizliklerden söz eder ve eski sömürge devletlerinin insanlığa, köleleştirmeye, yerli soykırımlarına ilişkin
neden olduğu adaletsizlikleri ve işlediği suçları düzenlemek ve bu durumu
tersine çevirmek için ahlaki bir yükümlülük taşıdığını ifade eder.
Peki ya ırkçılık karşıtlığının geleceği? Yukarıda söylediklerime dayanarak, hepimizin ve Birleşmiş Milletler’deki uluslararası devletler topluluğunun ileriye yönelik düşünmesi gereken bazı şeyler olduğu kanısındayım. Bunlardan biri, evrensel insan haklarının temel ilkelerine belki
daha fazla vurgu yapmamız ve herhangi bir evrensel insan hakları yasasının veya bireysel haklara ilişkin maddelerin ayrımcılık karşıtı, insan
onuruna ve eşitliğe saygılı ve bu konularda farkındalık sahibi toplumlar
yaratmak için gereken ilkelerin bir sonucu olduğunu kabul etmemizdir.
Bu tür bir sistematik düşünme biçimi ön plana çıkarılmalıdır. Gelecekte,
bu tür sistemleri düşünmek ve sistemleri veya bu tür toplumlara izin
verecek kurumları oluşturmak için deneysel bir yaklaşıma sahip olmamız gerektiğini düşünüyorum. İnsan onuru ve ayrımcılık karşıtı / eşitlik
temelinde hem sosyal hem de uluslararası düzenler oluşturmamıza yardımcı olan bir uluslararası hukuka ihtiyacımız vardır. Gelecekte, sömürgeciliğin geçmişini ve miraslarını, ülkeler ve halklar arasındaki, örneğin,
büyüyen bir sorun olacak iklim adaleti, işçi haklarının eşitliği ve doğal
kaynaklar dahil olmak üzere ulusların kendi kaderini tayin etme hakkı
gibi diğer konulardaki eşitsizlikleri ele almak konusunda daha verimli
olmamız gerekmektedir.
Şu anda BM Afrika Kökenli İnsanlar İçin Uluslararası On Yıl’ın ortasındayız. Türkiye’den, Türkiye’deki azınlıklardan ve BM Afrika Kökenli İnsanlar İçin Uluslararası On Yıl’dan bahsetmişken, örneğin,
Afro-Türklere ve Türkiye'de yaşayan halklara, toplumun kaynaklarına
ve eşit fırsatlara erişimden yararlanamayan azınlıklara da değinmek gerekir. Ayrım gözetmeksizin haklardan eşit yararlanmayı, kaynaklara ve
fırsatlara eşit erişimi sağlayan devletlere ve toplumlara sahip çıkmak
hepimizin sorumluluğudur.
34