ADALETE ERIŞIMDE ULUSAL ÖNLEME MEKANIZMALARI: YAKLAŞIM VE UYGULAMALAR Engelli Bireyler İçin Eşitlik Türkiye’de, başta Anayasa olmak üzere ilgili yasalar çerçevesinde düzenlenmiş olan ayrımcılık yasağı ve eşitlik ilkesi, engellilere yönelik eşitlik politikalarının da temelini oluşturmaktadır. Herkesin dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu Anayasa’da güvence altına alınmış olsa da engelli olmayanlarla aynı düzenlemelerin uygulanması fiili eşitsizliğe neden olabilmekte ve engelli bireyleri bu haktan yararlanmada dezavantajlı konuma düşürmektedir. Bu anlamda Anayasa’da 2010 yılında yapılan değişiklik çerçevesinde fiili eşitliği sağlamaya yönelik alınacak ilave tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmayacağı hükme bağlanmıştır. Engelliler Hakkında Kanun’un 4. maddesinde ise devletin, insan onur ve haysiyetinin dokunulmazlığı temelinde, engelli kişilerin ve engelliliğin her tür istismarına karşı sosyal politikalar geliştirmekle yükümlü olduğu vurgulanmış ve engellilere yönelik ayrımcılık yapılamayacağı ve ayrımcılıkla mücadelenin engellilere yönelik politikaların odak noktası olduğu ifade edilmiştir. “Engelliliğe dayalı ayrımcılık” ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda yasaklanan ve cezai yaptırım öngörülen bir suçtur. Kanunun 122. maddesine 2005 yılında yapılan değişiklikle “engellilik” ifadesi eklenerek, madde kapsamında sayılan durumlarda engelliliğe dayalı ayrımcılık suç sayılmıştır. Bu bağlamda bir kişiye engelinden dolayı kanunda ayrımcılık sayılan eylemlerden birini gerçekleştirenler hakkında, altı ay ile bir yıl arasında hapis veya para cezası öngörülmüştür. Kanun kapsamında ilk kez engelliliğe dayalı ayrımcılığa dayanan ceza kararı 2009 yılında Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi tarafından alınmıştır. Kuşkusuz, engelli bir bireyin öz belirlenim hakkını kullanabilmesi için eğitim ve istihdam gibi yaşamı daha yaşanır kılabilen hizmet alanlarına erişimi son derece belirleyicidir. Bu anlamda 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nda, eğitim kurumlarının hiçbir ayrım gözetmeksizin herkese açık olduğu ve kadın-erkek herkese fırsat ve imkân eşitliğinin sağlandığı, altı çizilen hususlardır. Eğitim hakkının kullanılması için özel eğitime ve korunmaya muhtaç çocukları yetiştirmek üzere özel tedbirler bu bağlamda anılan kanunda hüküm altına alınmıştır. Yine 4857 69

Hedef paragraf seç3