3. Türkiye’de Algılanan Ayrımcılık
Bir grup hakkındaki deneyimlenmemiş kanaatleri ve duyguları ifade eden önyargı kavramından farklı olarak, ayrımcılık somut eylemleri ve somut deneyimleri gerektirir. Aynı nedenle, ayrımcılık araştırmaları genellikle somut ve somut
olduğu oranda da ölçülebilir vakaları incelemeye öncelik verir. Ancak toplumsal
sonuçları bakımından ele alındığında, önyargıyı ve ayrımcılığı birbirinden kesin
çizgilerle ayırmak hem imkânsızdır hem de doğru değildir. Çünkü her ikisi de
toplumsal ayrımın ve hiyerarşinin inşasında işlev üstlenen bu iki olgu birbirlerini besler ve tamamlar.
Bu yüzden somut ayrımcılık vakaları kadar, toplumu meydana getiren farklı toplumsal grup mensubu kişiler arasındaki karşılıklı önyargıları da içeren ayrımcılık
algısını incelemek, toplumsal ayrımların inşasına dair bulgulara ulaşmayı olanaklı
kılar. Keza bu bulgular, ayrımcılıkla ve yerleşik önyargılarla mücadele etmek içinde
gerekli olan kimi öncelikleri tespit etmeyi kolaylaştırır. Örneğin, algı düzeyinde
ayrımcılığı deneyimleyen kişinin bunu ispat etmesi her zaman kolay değildir. Varsayalım ki, bir kişi vasıflarına uygun bir pozisyona bir başvuru yaptı. Biliyoruz ki,
çok çeşitli nedenlerle bu başvuru olumlu sonuçlanmayabilir. Ama yine varsayalım ki, başvurusu olumsuz sonuçlanan kişi bunun nedeninin cinsiyet kimliği ya
da etnik kökeninden kaynaklandığını düşünüyor olsun. Bu kişi, kanıtları apaçık
ortada olmadığı için, yaşadığı bu deneyimi bir ayrımcılık vakası olarak kayıtlara
geçiremeyecektir. Belki gerçekten de söz konusu kişinin işe alınmamasının ayrımcılıkla ilgilisi olmayabilir de. Ancak işe alınmayan kişinin bunun ayrımcılıkla ilgili
olduğunu düşünmesi, öyle hissetmesi, onun daha sonra alacağı kararlarda ve atacağı adımlarda belirleyici olacaktır. Yani ayrımcılığa uğradığı algısının yaratacağı
sonuçlar, ayrımcı olduğu aleni olan bir davranıştan daha farklı olmayacaktır. Aynı
durum avantajlı grup mensubu birey için de geçerlidir. Eğer kişi kendisinin aynı
işe avantajlı bir grubun mensubu olduğu için alındığını düşünürse, bu algı onun
da gelecekteki tutum ve davranışlarını belirleyecek ve bu tutum ve davranışlar,
ayrımcılığa bağlı toplumsal hiyerarşinin inşasına yol açacaktır.
Bu nedenlerle ayrımcılık algısını ölçmeye çalıştığımız bu araştırmada elde ettiğimiz bulguların bir kısmının önyargı olduğunu söylememiz gerekir. Ancak
önyargıların da yukarıda anlattığımız nedenlerle ayrımcılığa dayalı hiyerarşik
bir toplumsal ortamın inşasında oynadığı rol nedeniyle hafife alınmaması gerektiğini düşünüyoruz.
3.A. Ayrımcılığın Yaygınlığı
Türkiye’de ayrımcılığın yaygınlığı konusundaki algıya göz atarak incelememize başlayalım. Türkiye’de ayrımcılığın çok yaygın yaşandığını düşünen ve bu
13