yasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunularak ayrımcılık yasağının ihlal
edildiğinin ileri sürülmesi mümkündür. Bunun için yukarıda belirtilen yargısal yolların kullanılmasının ardından kararın öğrenildiği tarihten itibaren 30
gün içinde Anayasa Mahkemesi’ne başvurulması gerekmektedir. Başvuru yukarıda belirtilen diğer yargısal usuller gibi harca tabidir. Anayasa Mahkemesi
başvuru sonucunda bir hakkın ihlaline hükmederse yargılamanın yenilenmesi
veya tazminat kararı verebilmektedir.
Türkiye hukukunda hukuk ve ceza davaları ile idari davalarda ücretsiz adli
yardımdan yararlanma hakkı söz konusudur. Adli yardım hem ücretsiz olarak bir avukattan yardım almayı hem de yargılama masraflarından muafiyeti içermektedir. Ücretsiz avukatlık hizmeti hemen her ilde bulunan barolar
tarafından sunulmaktadır. Baroların adli yardım hizmeti için gerçekleştirdiği
masraflar Maliye Bakanlığı tarafından barolara geri ödenmektedir. Mahkeme masraflarından muafiyet için ise davanın açıldığı mahkemeden bu yönde
bir talepte bulunulması gerekmektedir. Mahkeme adli yardım talebini kabul
ederse, başlangıçta alınmayan yargılama masrafları davada haksız çıkan tarafa
yükletilmektedir. Adli yardım talebi kabul edilen kişi davanın sonunda haksız
çıkarsa, bu kişinin maddi durumuna göre mahkeme yargılama masraflarının
ödenmemesine karar verebilmektedir.
İç hukukta mevcut tüm yargısal yollardan herhangi bir sonuç alamayan ve
mağdur edildiğini düşünen tüm ayrımcılık mağdurlarının bazı uluslararası
denetim mekanizmalarını harekete geçirmesi mümkündür. Bunlardan ilki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’dir (AİHM). İç hukuk yollarının tüketilmesinin ardından altı aylık bir süre içerisinde AİHM’e başvurma hakkı mevcuttur.
Bu yolun kullanılması için Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapılması
ve bu yolun olumsuz sonuçlanması gerekmektedir. AİHM dışında bir başka uluslararası başvuru yolu Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi’dir.
Ayrımcılık mağdurları yine iç hukukta mevcut tüm yolları tükettikten sonra
Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme bağlamında ayrımcılık
yasağının ihlal edildiği iddiasıyla İnsan Hakları Komitesi’ne başvurma olanağına sahiptir.
Irk veya etnik köken temelinde ayrımcılık vakalarına karşı Türkiye’de bir
dizi yargısal olmayan başvuru yolu söz konusudur. Başvuru yapılacak makamlardan biri veya birkaçına aynı anda başvurulması mümkündür. Bu kurumlara yapılacak başvurular ücretsizdir. Yargısal benzeri yolların yargısal
yollardan en temel farkı başvurulan bu tür kurumların verecekleri kararların bağlayıcı olmaması ve tavsiye niteliğinde olmasıdır. Bir başka deyişle, verilen kararlara kamu kurumları uymayabilmektedir ve bu durumda
başvurulabilecek bir başka makam bulunmamaktadır. Bu tür bir eksikliğe
rağmen, bu tür kurumların verdikleri kararlara zaman zaman idare tarafından uyulmaktadır ve böyle bir durumda yargısal usullerde olduğu gibi uzun
süre sonunda değil daha kısa sürede sonuç almak mümkün olabilmektedir.
Bu kurumlar Kamu Denetçiliği Kurumu, Türkiye İnsan Hakları Kurumu,
İl ve İlçe İnsan Hakları Kurulları ve TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’dur. Bu kurumlarla ilgili ayrıntılı bilgiye kurumların web sitelerinden
ulaşılması mümkündür.
46
Untitled-1.indd 46
27.01.2016 21:43