TÜRKİYE’DE TOPL ANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ HAKKI BAKIMINDAN İDARİ YARGININ ETKİLİ BAŞVURU YOLU OLMA NİTELİĞİ
başvuru yolunun etkili olmasından söz edebilmek için bu yolun ihlali önleyici ve aynı
zamanda tamamlayıcı bir unsur olarak makul bir tazmin imkânını sunan bir yol olması gerekmektedir. Aksi takdirde bu tür ihlaller açısından sadece tazmin yollarının öngörülmüş olması, bu tür muamelelere maruz kalan kişilere yapılanları kısmen/zımnen
meşrulaştırmış ve devletin tutma koşullarını Anayasa’nın güvence altına aldığı standartlara yükseltme yükümlülüğünü kabul edilemez bir şekilde azaltmış olacaktır”.2
Diğer yandan, AİHM, sadece hangi maddenin ihlal edildiği değil, uyuşmazlığın niteliği, hukuk sisteminin ve uygulamanın özellikleri ve dava sonunda verilecek kararın
sonuçlarının önemi gibi bağlamı da değerlendirmektedir. Etkililik değerlendirmesi
yapılırken, sadece ilgili idari veya yargısal yolun sadece teorik anlamda etkili olması
değil, aynı zamanda uygulamada da etkili olup olmadığı3 dikkate alınmaktadır.
Etkili başvuru yolları, ihlalin gerçekleşmesinin engellenmesi ya da ihlal gerçekleştirildikten sonra bu ihlal için yeterli bir tazmin (onarım) mekanizması, hatta konuyla
ilgili etkili soruşturma yapılması şeklinde olabilecektir. Bu noktada, Mahkeme’nin
olayın özelliklerine göre, tazmini tek başına yeterli bir onarım niteliğinde değerlendirmeyebileceğini belirtmek gerekir.
Etkili başvuru hakkının ileri sürülebilmesi için öncelikle Anayasa/AİHS ile korunan
hakların ihlal edildiğine dair “savunulabilir bir iddia”nın bulunması gerekir. Buna karşılık, etkili başvuru hakkı bakımından inceleme yapılması kural olarak başka bir Anayasa hükmünün ihlal edildiğine önceden karar verilmiş olması şartına bağlı değildir.4
AYM’nin etkili başvuru hakkıyla ilgili olarak 24.01.2022 tarihi itibariyle 93 kararı
bulunmaktadır. Bu başvuruların 36’sı ihlal ile sonuçlanmıştır. Bu ihlal kararlarının
konuları; (a) sınır dışı etme kararlarına karşı mevzuatta öngörülen yargısal yolların
etkili olmaması (mevzuat sonra değiştirilmiştir), (b) idari gözetim koşullarının kötü
olması nedeniyle gidilebilecek bir yargısal yol bulunmaması, (c) yaralanma veya
ölüm nedeniyle açılan tam yargı davalarının etkili bir inceleme içermemesi, (d) nezarethane koşullarının yetersizliği nedeniyle açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi, (e) iletişimin dinlenmesi nedeniyle açılacak tazminat davalarının Ceza
Muhakemesi Kanunu kapsamında olmadığı gerekçesiyle kabul edilmemesi, (f) erişimin engellenmesi kararlarına karşı itiraz yolunun başarı şansı sunmaması şeklinde
sınıflandırılabilir. Bu kararların bir kısmında belli bir hakla birlikte etkili başvuru
hakkının ihlaline karar verilebildiği gibi, sadece etkili başvuru yolunun ihlal edildiğine de karar verilen kararlar da bulunmaktadır.
AYM’ye göre, etkili başvuru hakkı; “anayasal bir hakkının ihlal edildiğini ileri süren
herkese hakkın niteliğine uygun olarak iddialarını inceletebileceği makul, erişilebilir,
ihlalin gerçekleşmesini veya sürmesini engellemeye ya da sonuçlarını ortadan kaldırmaya elverişli idari ve yargısal yollara başvuruda bulunabilme imkânı sağlanması”nı
ifade eder.5 Etkili başvuru hakkı, sadece teorik olarak değil, pratik olarak da başarı
imkânı bulunan bir yol olmalıdır. Mahkeme’ye göre, “… tüketilmiş olması gereken
2
3
4
5
K K.A. [GK], B. No: 2014/13044, 11/11/2015, §71-72.
Örneğin Aksoy v. Türkiye, 21987/93, 18.12.1996, § 95.
Abdullah Yaşa [GK], B. No: 2015/12486, 5/11/2020, § 64.
Yusuf Ahmed Abdelazım Elsayad, B. No: 2016/5604, 24/5/2018, §§ 59, 60; Özgür Sağlam, B. No: 2016/9076, 30/6/2021, § 62.
8