Prensipte
sektörler
ve
süreçler
arasındaki
ilişki
ortak
olarak
bağlı
olmalıdır:
sektörler
veya
öncelik
alanlarının
birbiri
ile
etkileşim
içinde
olduğu
ve
birbirini
tamamladığı
kabul
edilir.
MPICE
çerçevesini
kullanarak
güvenlik
çatışma
semptomlarını
ele
alır
ve
kurum
inşası
ve
kalkınma
için
alan
sağlar.
Kurumlar
inşa
etmek
baskı
ve
şoka
karşı
durma
kapasitesini
arttırır
(elastikiyet
inşası)
ve
aynı
zamanda
suç
ağları,
silahlı
muhalif
gruplar
veya
sistemli
yozlaşma
gibi
yıkıcı
kurumların
etkisini
azaltır.
Kalkınma
daha
uzun
vadeli
bir
süreçtir
ve
çatışmanın
temel
nedenleri
ile
baş
etmek
olarak
algılanabilir.
Bu
örneğe
dayanarak
CDW
referansı
ile
barışı
güçlendirme
kriterlerini
belirlemede
şu
genel
önerileri
formüle
edebiliriz:
•
Güvenlik
için
kriterler-‐çatışma
semptomları
olarak
algılanır-‐başarılacak
açık
hedefler
olarak
tanımlanmalıdır
(ör.
Politik
şiddetin
azaltılması).
•
Kurum
inşası
için
kriterler
kurumsal
yapılan
kurulmasına
göre
açık
hedefler
olarak
(ör.
Yasal
sistemin
kurulması)
ve
kurumların
performansı
anlamında
ilerleme
olarak
(ör.
Ulusal
polis
gücünün
performansının
iyileşmesi
gibi)
tanımlanmalıdır.
•
Yıkıcı
kurumlar
için
kriterler
etkilerini
azaltmak
için
ilerleme
olarak
tanımlanmalıdır
(ör.
Sosyal
yönetim
içinde
suç
ağlarının
etkisi
azaltıldı
ve
azaltılmaya
devam
edecek).
•
Bir
politik
süreçteki
kilit
işaret
direkleri
sürecin
bütünlüğü
ve
dahil
ediciliği
anlamında
hedef
olarak
tanımlanmalıdır
(ör.
Seçimler
makul
biçimde
özgür
ve
adil
olarak
değerlendirilmesi
ve
geniş
kesimleri
temsil
eden
bir
hükümetle
sonuçlanması).
•
Kalkınma
için
kriterler-‐çatışmanın
sosyal,
ekonomik,
kültürel
ve
politik
ana
nedenlerini
ele
almak
için-‐olumlu
eğilimler
olarak
tanımlanmalıdır
(ör.
Resmi
sektör
iş
verme
artışı).
Kalkınma
uzun
vadeli
bir
süreçtir
ve
PRSPler
ve
MDGler
gibi
stratejilerdeki
kalkınma
hedeflerinin
başarılması
CDW
için
bir
öncül
olamaz.
Zorluk
sürdürülebilir
kalkınma
eğilimleri
tanımlama
ve
belirlemek
ve
dış
güçler
çekildikten
sonra
devam
edeceklerini
varsaymaktır.
Süreç
temelli
çerçevenin
avantajı
farklı
sektör
ve
kriterlerin
etkileşimine
ve
birleşik
etkilerine
odaklanmasıdır.
Sakıncası
ise
bu
tür
çerçevenin
daha
karmaşık
ve
dinamik
olması
(çok
boyutlu)
ve
bir
ülkedeki
daha
temel
çatışma
motivasyonlarına
ve
süreçlerine
dikkat
edilmesini
gerektirmesidir.
BM’nin
bu
zamana
kadar
Haiti,
Çad,
Liberya,
Doğu
Timor
ve
diğer
yerler
için
belirlediği
kriterleri
gözden
geçirirken
süreç
yaklaşımı
yerine
sütün/sektör
yaklaşımını
vurgulayan
bir
eğilim
görülebilir.
Ancak
kriterlerin
ve
göstergelerin
belirlenmesinde
birçok
kriter
çerçevesi
genel
sektörel
bölünmeye
sıkı
sıkıya
takip
etmek
yerine
bir
ülkede
çatışma
ve
çatışma
çözümü
için
merkezi
olduğuna
inanılan
özel
konular
üzerine
bağlamsal
tanımlanmış
kriter
kategoriler
ile
genel
sektörel
kriterleri
birleştirir,
ör.
toprak
sahipliği
sorunu.
Bu
tür
kombinasyonlar
kriter
çerçevesinde
hem
anahtar
kriterleri
hedef
alma
hem
de
daha
az
açığa
çıkmış
ama
oldukça
ilgili
sorunları
kapsama
potansiyeli
olduğu
için
çok
önerilmektedir.