Popülizm nedir ve ondan neden bu kadar nefret ediyoruz?
Olağanüstü hal durumunda insanlar güçlü olana oy verme eğilimindedir. Bir savaşta hükümeti değiştirmek faydalı olmaz. Bu, kaosu
tetikleyebilir ve savaşlarda kaos istenmeyen bir şeydir. Hal böyle olunca
da popülistler, herhangi bir olası yöntemle olağanüstü hal yaratma eğilimi gösterirler. Daha sonra da ülkeyi dostlar ve düşmanlar olarak ikiye
bölerler. “Biz” ve “onlar”. “Onlar”dansanız, devlet düşmanısınızdır. Sadece onlara katılmayan bir siyasi parti değilsinizdir; aynı zamanda vatan
haini haline gelirsiniz. Yasadışı olursunuz ve istediklerini yapabilecekleri kişiler listesine eklenirsiniz. Ve bu insanlarla, yasal veya yasadışı fark
etmez, mümkün olan her şekilde mücadele edilmelidir.
Politik doğruculuk, çeşitli artıları ve eksileri ile karmaşık bir konudur. Popülistler politik doğruculuğun miyadını doldurduğunu söylemeye eğilimindedirler. Böylece kendilerine, bizim insanlığın çöplüğü olduklarını düşündüğümüz ırkçı, cinsiyetçi veya “bir şeyci” kişiler olmak
için izin verirler.
Belli ki, çoğulculuktan da nefret ediyorlar: medyada, demokraside,
felsefede... Onlara katılmayan herkes bir tehdit haline geliyor, çünkü bir
popülistin maskesini düşürmek çok kolaydır. Bir tartışmada, popülistler
mantık yerine duygularına güvendikleri için kaybederler. Eğer somut
bir soruyla baş etmek zorunda kalırlarsa, bir cümlelik cevaplar vermekte
başarısız olurlar. Haliyle, sözde “tanrılar” veya “dürüst insanlar” tarafından yönetilen bir ülke son derece yozlaşmış hale gelir. Onlara meydan
okumak ve istediklerini yapmalarına izin vermemek çok zor olduğu için
yozlaşma ve insan kayırma, popülizmin klasik yan ürünleridir.
Kemer sıkmak gerektiğinde devlet işsizlik ödeneği, sosyal yardımlar, göç yardımları gibi ödeneklere harcanan parayı onların değil, çalışanların hak ettiğini iddia ederek alt sınıflardan para keser. Böylece
devletten para talep eden herkes düşman haline gelir.
Genellikle, popülist parti veya fikirler başlangıçta çok küçük çaplıdır. Hatta ülkede yasa dışı olarak damgalanmış veya dışlanmış olabilirler.
Liberaller, solcular ve hatta muhafazakâr seçkinler genellikle popülistleri dışlar ve kendi konumlarında son derece sorumsuzlaşırlar. Örneğin
popülistler göçün bir Yahudi komplosu olduğunu söyleyebilirler; kimsenin katılmadığı şeyler söylemek zorundadırlar. Yüksek seslidirler ve
herkes onları dinler.
157