Uluslararası Ayrımcılık Konferansı
nucuna varılmıştır. Gruplar arasındaki güç dağılımını mümkün kılacak
ve buna karşın açıkça ayrımcılık içermeyecek mekanizmalar kurulabilir.
Dolayısıyla, Bosna-Hersek bunları yapmıyorsa, bu anlamda ayrımcılık
yasağının ihlali konusunda sorumludur. AİHM bu şekilde, Halklar Meclisi’ne seçilememe bakımından Ek Protokol Madde 3 ve AİHS Madde 14
ile Başkanlık Kurulu’na seçilememe bakımından da Ek Protokol 12’nin
Bosna-Hersek devleti tarafından ihlal edildiğini tespit etmiştir.
Bu konu, farklı davalarla Bosna-Hersek Anayasa Mahkemesi’nin
de önüne gelmiştir. Bosna-Hersek’in bu anlamda AİHS’i ihlal eden bir
tutum içerisinde olduğu tespit edilmiştir. Yani etnik kotalar üzerinden
ayrımcılık, demokratik prensiplerle bağdaşmamaktadır. Bu sistemin değiştirilmesi gerekmektedir. Ancak, bu sistemin değiştirilmesi mümkün
değildir; bu karar sekiz yıldan önce verilmiştir ve sistem hâlâ değiştirilmemiştir. Bosna-Hersek’te ayrımcılık içeren bu hükümler hâlâ yürürlüktedir. Çünkü kurulu sistemdeki partiler ve etnik kimlikler üzerinden
tanımlanan konumlar artık kemikleşmiş durumdadır. Bu kotalar üzerinden bir sistem kurulduğu zaman, bu kotalarla tanımlanan kimliklerin
siyaseti doğrudan doğruya belirler hale gelmesinin altyapısı hazırlanmış
ve daha sonradan bu sistemin içinden gelenlere sistemi değiştirme görevi verildiğinde sonuç alınmamaktadır. Şu anda, Bosna-Hersek’te bu
hükümlerle başkanlık kurulu vs. seçilmekte, ancak açıkça demokratik
prensiplere aykırı bir durum süregelmektedir. Yani, başlangıçta bir çözüm olarak önerilen durum, çözümsüzlüğün veyahut o başlangıç anının
olağanüstü koşullarının sürekli kılınmasının bir aracı haline dönüşmüş
durumdadır.
182