Uluslararası Ayrımcılık Konferansı korunmadığı tespiti yapılıyor. Komisyon bunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ihlali olduğunu tespit ediyor. Venedik Komisyonu ihlal ile ilgili bir tartışma yaparken, AİHS’e bakıp değerlendirmesini yapar, tespitlerde bulunur ve bu tespitlerin sözleşmenin ihlali anlamına geldiğini söyler. Nihayetinde de Türkiye’nin bu doğrultuda bazı adımlar atması gerektiğini söylemektedir; ama hangi adımı atması gerektiğini komisyon söylemez. Çünkü Avrupa Birliği ya da Avrupa Konseyi üyeleri nezdinde yeknesak, standart diyebileceğimiz bir pratik yok. Türkiye iyi pratiklerden bir tanesini tercih edebilir ve dini cemaatlerle ilgili sorunu ortadan kaldırabilir. Ekümeniklikle ilgili olarak da patriklik sıfatının kullanılmasına müdahale edilmesinin ihlal anlamına geldiğini söyler ve bir tespit yapar. Türkiye, Patrikliğin kendi ilişkilerinde ya da kendisi tarafından kullanılmasına herhangi bir yasaklama getirmiyor. Komisyon, Türkiye’nin ekümeniklik sıfatını resmi olarak tanımaya zorlanamayacağını söyler. Ama yine tespitinde, fiili ya da hukuki olarak Türkiye’nin Patrikhane’nin ekümeniklik sıfatının kabulüne engel bir durum olmadığını, dolayısıyla aslında Türkiye’nin bunu yapabileceğini söyler ve destekler, destekleyici mahiyette son cümlesini kurar ve rapor biter. Aşağı yukarı ayrımcılıkla bağlantılı olarak Türkiye bağlamında söyleyebileceğimiz şeyler bunlar. Ama şunun tekrar altını çizelim: Komisyon’un bugüne kadar hazırladığı raporlarda, çeşitli uygulamaların, yasaların ve anayasa değişikliklerinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni, uluslararası standartları ve Avrupa ortak demokrasi standartlarını ihlal ettiğine ilişkin tespitler var. Bunlardan bir tanesi yerel yönetimlere kayyum atamalarıyla ilgili. Olağanüstü Hal ve Kanun Hükmünde Kararname ile ilgili raporda kayyım konusuna ilişkin değerlendirmelerinin aynı zamanda ayrımcılıkla ilgili olduğu görülmektedir. Ama Venedik Komisyonu bunun farkında olarak, ki içerideki tartışmalarda bu husus çok tartışılmıştı, rapora yansıtmadı; çünkü ayrımcılık meselesinin bu bağlayıcı nihai raporlara yansıması her zaman sorunlu. Avrupa organları bu konuda biraz daha çekinik davranıyor, AİHM’de gördüğümüz gibi. Diğer bir nokta belki dolaylı ayrımcılık olarak da nitelendirilebilecek bir şey; Anayasa’nın 83. maddesindeki dokunulmazlık güvencesi 2016 yılında yapılan anayasa değişikliğiyle geçersiz kılınmıştı. Bununla 212

Hedef paragraf seç3