Uluslararası Ayrımcılık Konferansı
Anayasası'ndaki ilkelere aykırı olduğunu söyleyecek, ancak sanıkların
yaptığı ırkçı-Turancı propagandanın Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak
düzenlenmediğini ileri sürecek ve tüm sanıkları beraat ettirecektir. Yani
Askeri Yargıtay TCK’nin 142. maddesinin Türk ırkçılarına uygulanamayacağını ve hatta TCK’de onları cezalandıracak başka bir maddenin
olmadığını söyleyecektir. Böylece ırk mülahazası ile milli duyguların zayıflatılması amacına yönelik propaganda yapmayı cezalandıran TCK 142
(3) ve bu amaçla cemiyet kurulmasını yasaklayan 141 (4), 1991 yılında
yürürlükten kaldırılana kadar sadece Kürtlerin veya Kürtçülük düşüncesinin cezalandırılmasında kullanılmıştır. Yargıtay’ın içtihatlarının incelenmesi bize farklı etnik kökeni, dili ve kültürü olan Kürtlerden söz
etmenin, farklılıklarının korunmasını talep etmenin, Kürtçe şarkı söylemenin, Türk ulusunun dışında bir Kürt ulusunun varlığından söz etmenin, Türk milliyetçi ideolojisine aykırı bir görüşü benimsemenin ırkçılık
olarak kabul edilip bu maddeler kapsamında cezalandırılmakta olduğunu
göstermektedir. Türkiye’deki en yüksek hukuk mahkemesi olan Yargıtay
Hukuk Genel Kurulu da 1996 tarihli bir kararında Kürtlerden ve Türklerden iki farklı halk olarak bahseden bir milletvekilinin meclis kürsüsündeki bu sözlerini kararında “ırkçı bir düşünce” olarak nitelendirmiştir.
Yargıtay’ın bu hukuki söylemi yani “ırkçılık” ve “Kürtçülüğün” aynı
şey olduğuna dair söylem, AYM tarafından da benimsenmiştir. AYM de
1997 tarihli Emek Partisi’ni kapatma kararında Kürt halkından ayrı bir
halk olarak bahsetmenin “ayrımcılığı amaçlayan bir kışkırtıcılık, demokrasiyle bağdaşması olanaksız bir girişim, hatta ‘ırkçılık’” olduğunu
söylemiştir. Bu, ırkçılık = Kürtçülük denklemi bugün bile siyasiler ve
hukuk bürokratları tarafından tekrar edilmektedir.
Yargı organlarının hâlâ utangaç davrandığı ve bazı söz ve eylemleri
“ırkçı” olarak adlandırmakta olup bunları genellikle düşünce özgürlüğü
kapsamında görüp cezasız bıraktığı anlaşılmaktadır. Örneğin, 2006 yılında Toplumcu Buduncular Derneği, İzmir’de masa kurup sokaklarda
“Kürt Nüfus Artışı Durdurulsun” başlıklı bir bildiri dağıtıp şu şekilde
propaganda yapmıştır:
“Ey Türk kadınları ve erkekleri! Türklük için bir çocuk daha
yapın. Çünkü siz azalıyorsunuz, hainler, kapkaççılar, uyuşturu78