Uluslararası Ayrımcılık Konferansı TİHEK Kanunu’nun kabul edilmesinin ardından 15 Temmuz darbe girişimini yaşadık. Darbe girişimiyle beraber yasa, gündemden düştü. İlerleyen aylarda 2017 yılı içerisinde TİHEK kuruldu, faaliyete başladı. Ancak bu süre içerisinde bu kanunun kabul edildiği 2016 yılı Nisan ayında mevcut olan motivasyon büyük ölçüde ortadan kalkmıştı. Şu an biraz da ölü doğmuş bir kurum olduğunu da söyleyebiliriz. Bu kuruma gelirken hangi aşamalardan geçildiğini de belirtmek gerekiyor. AB’ye aday ülke statüsünün kazanılmasının ardından insan hakları alanında hızlı bir şekilde atılan adımların sindirildiğini söylemek zor. Geçen zaman içerisinde çok fazla kurum ve bu kurumlar arasında ciddi koordinasyon sorunları ortaya çıktı. Atılan adımlara bürokrasinin ciddi bir direnç gösterdiğini söylemek mümkün. Bu nedenle insan hakları alanında ortaya çıkan kurumların birçoğunun ölü doğduğunu söyleyebiliriz. Bu kurumların başında il ve ilçe insan hakları kurulları geliyor. Büyük ölçüde geçici olarak kurulan bu kurullar, halihazırda 18 yılı doldurmuş durumda ve şu anda kâğıt üzerinde de olsa hâlâ faaliyet yürütmekteler. Bu kurullar tüm il ve ilçelerde kurulmuş durumda ve kurulların başkanlığını, illerde vali yardımcıları, ilçelerde ise kaymakamlar yürütüyor. Dolayısıyla idarenin ayrımcılıkla ilgili filleri denetleyen kurullarının başında yine idarenin kendisi bulunuyor. Kurulların üyeleri de idare tarafından uygun görülen meslek odaları ya da STÖ temsilcilerinden oluşuyor. Kurul üyeliği özel bir uzmanlık gerektirmiyor. Bağımsızlık bakımından yaşanan sorunlar nedeniyle, İnsan Hakları Derneği ve Mazlumder gibi önde gelen insan hakları örgütleri, en başından itibaren kurullarda yer almadılar ve bir anlamda kurulları boykot ettiler. Kurullar kuruluşlarının başından beri düzgün işlememekte olup, aldıkları az sayıda başvuru da bu durumu doğrular niteliktedir. Çoğu kurul, düzenli dahi toplanamamış ve kurullarca alınan kararlar ciddi bir etki yaratmamıştır. İstanbul ve Ankara gibi üye sıkıntısı çekilmeyen yerlerde dahi, etkili bir çalışma yapılamamıştır. Devamında ise, Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı oluşturuldu. Başbakanlıkla ilgili kanunda, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ilgili değişiklikler yapılarak, bu kurum da tarihe karıştı. Daha sonra, 2006 yılında Türkiye’de ilk defa bir Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), başka bir deyişle Ombudsmanlık kuruldu. Cumhurbaşkanı Ahmet Nec96

Hedef paragraf seç3