İnsan Hakları Aktivistleri İçin Dava İzleme Rehberi
kalmıştır. Tutuklu yargılanma açısından birçok hukuk sisteminde hedeflenen
en uzun süre altı aydır. Fakat bir yıla kadar çıkan daha uzun sürelerle de sıklıkla karşılaşılmaktadır. Tutuklu yargılamanın keyfi ve kefaletle serbest bırakılma
prensibinin ihlali olduğunu söylemeye devam etmemize karşın mahkemenin
Madde 14 (3) (c)’yi ihlal ettiği görüşünde olamayız.
12. SUÇLAMALARIN KANUNİLİĞİ
Medeni ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi - Madde 15
“ Hiç kimse, işlendiği zamanda ulusal ya da uluslararası hukuk bakımından suç sayılmayan bir fiil ya da ihmal yüzünden suçlu sayılamaz…”
İddiaların geriye dönük uygulandığı görüşünde değiliz. Fakat 1914 tarihli Toplantı Kanunu’nun başka kişilerin suç teşkil eden fillerine katılmaktan doğan
sorumluluk hükmünün bu davada geniş yorumlandığı görüşündeyiz. Nihai
karardan alıntı yapacak olursak: “1914 tarihli Toplantı Kanunu’nun 3. Maddesi
…. “Bir suç bir grubun amaçlarını yerine getirmek için işlenirse ve bu amacın
farkında oldukları takdirde, suçun işlendiği sırada grupta bulunan herkes suçtan
sorumlu hale gelir”” [vurgular bana ait]. Karar birinci sanığın ikinci sanığın suç
işlemek amacıyla bıçak taşıdığını bilip bilmediğini dikkate almamaktadır. Karar
aynı zamanda 2013 tarihli Protesto Kanunu’nun 7. maddesini de geniş bir şekilde yorumlamaktadır. “2013 tarihli 107 sayılı Kanunun 7. maddesine göre ikinci
sanığın üzerinde silah bulunmasından dolayı birinci sanıkla birlikte tüm sanıklar
da suçtan sorumludur.”
İlgili 7. madde şu şekildedir:
“Kamusal toplantılara, gösterilere veya protestolara katılanların kamu
güvenliğini ve düzenini bozmaları veya bunları engelleyecek fiiller yapmaları, engellenmesi yönünde çağrı yapmaları veya vatandaşların menfaatlerini engellemeleri, vatandaşlara zarar vermeleri veya onları tehlikeye sokmaları veya onların çalışma ve diğer haklarını kullanmalarını
engellemeleri, adalet sürecini, kamu hizmeti veren kuruluşları etkilemeleri veya yolları, ulaşımı kesmeleri, yol, su ve hava ulaşımını kesmeleri,
araç trafiğini engellemeleri, insan yaşamına, kamu veya özel mülke saldırmaları veya bunları tehlikeye sokmaları yasaktır.”
Bir kişinin bilmeden, düşünmeden veya farkında olmadan -örneğin diğer 349
göstericiden birisinin bıçak taşımasıyla ilişkilendirerek- çeşitli suçlar işlediğini
düşünmek oldukça olağan dışıdır. Bu davada hâkimler tarafından kurgulanan
ceza sorumluluğu, uluslararası camiada tanınan ceza kanunlarının sınırlı yorumlanması ve ceza sorumluluğunun bireysel olduğu normlarına aykırı kurgulanmıştır. Ceza sorumluluğunun bireyselliğine, örneğin başkalarının suç işleme85
İnsan Hakları Aktivistleri İçin Dava İzleme Rehberi.indd 85
27.05.2017 17:34