SEÇMELİ DİN DERSLERİ VE KİTAPL ARI HAKKINDA iNSAN HAKL ARI TEMELLi BiR DEĞERLENDiRME
yönünden herkes birbirine eşittir. Kimsenin kimseye üstünlüğü yoktur.” Böyle bir anlatım da zorla çalıştırma/kölelik yasağını düzenleyen AİHS’in 4. ve MSHUS’un 8. maddeleriyle de uyumludur.
Bu bölümde hayvan haklarına da saygıdan tekrar bahsedilmiştir. Kur’an-ı Kerim’in, bir insanın hayat hakkının, bütün insanların hayat hakkı ile eşdeğer olduğunu
bildirdiğini ve adalet kavramının küçük ile büyüğü, az ile çoğu bir tuttuğunu vurgulamıştır.
11. sınıfta okutulan kitapta da dört ünite bulunmaktadır. “Bir Eğitimci Olarak Peygamberimiz” başlıklı ünitenin altında Hz. Muhammed’in İslam’da makam, mevki ve ırk
ayrımı olmadığını gösterdiği, kişinin benmerkezcilikten uzaklaşıp diğerkâm olmasını
sağladığı belirtilmiştir. Yeterliliğine bakarak azat edilmiş köleyi bile ordu kumandanı
veya vali olarak görevlendirdiği de eklenmiştir (Buhârî, Meğâzî, 87). Bu mesaj, ayrımcılık yasağı ve eşitlik ilkelerinin vurgulanması anlamında önemlidir.
Hz. Muhammed’in bir bütünün yarısı olarak gördüğü kadınlara sorumluluk sahibi
birer birey olarak muamele ettiği ve onların hakkını yemekten herkesi şiddetle sakındırdığı belirtilmiştir (Ebû Dâvud, Tahâret, 94). Bu mesaj kadın haklarının anlaşılması
anlamında önemlidir.
“Peygamberimizin Siyasi ve Askerî Yönü” başlıklı ünitede de “Medine Vesikası”ndan bahsedilmektedir. Bu, Hz. Muhammed’in Medine’de Yahudilerle yaptığı, şehri korumayı ve farklı gruplar arasında huzur ve barışı sağlamayı amaçlayan, üzerinde uzlaşıya
varılan bir metindir. Ünitede Medine Vesikası’nın farklı din ve kültürlere sahip insanların bir arada yaşamasına imkân verdiği ve bu sebeple dünya siyaset tarihi açısından da
çok önemli olduğu belirtilmiştir. Metnin detaylarına tam olarak yer verilmemiş, daha
sonraları da Yahudilerin komplolarıyla iptal olduğu belirtilmiştir, ancak bu komploların
neler olduğu belirtilmemiştir.
“Peygamberimiz ve Savaş Hukuku” başlığı altında şu olaya yer verilmiştir: “Hz. Peygamber, Müslüman olmayanların haklarını da korumuştur. Örneğin Himyer Kralı’na
gönderdiği bir mektupta, Yahudi ve Hıristiyan olarak eski dinlerinde kalmak isteyenlere herhangi bir müdahalede bulunulmamasını şart koşmuştu. Necran Hıristiyanlarının
mallarına, canlarına, dini hayat ve uygulamalarına, ailelerine ve mabetlerine bizzat kendisinin kefil olduğunu bildirmişti.” Bu örnekte insan haklarının özellikle din ve inanç
özgürlüğü bağlamında önemli olduğu gündeme gelmektedir.
Aynı bölümde şu da belirtilmektedir: “Kur’an’a göre savaş sona erince esirler ya
sal��verilir ya da esir değişimi yapılır (Muhammed suresi, 4. ayet). Bedir Savaşı’ndan sonra Hz. Peygamber, ele geçirilen esirlere iyi davranılmasını emretmiş, diğer milletlerin
uyguladığı işkence, kötü muamele gibi uygulamaları yasaklamıştır.” Bu örnek de insan
haklarının sınırlanamaz maddelerinden birisi olan işkence ve kötü muamele yasağının
(AİHS’nin 3. ve MSHUS’un 7. maddeleri) anlaşılması noktasında önemlidir.
244
245
246
247
248
249
250
251
252
244
245
246
247
248
249
250
251
252
66
A.g.k., s. 97.
A.g.k., s. 96.
A.g.k., ss. 97-98.
Beyhan Hayta, Fatih Dilekçi, İlknur Apak, “Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokul- Peygamberimizin Hayatı 11 Ders Kitabı”, Devlet
Kitapları, Ankara, 2. Baskı, 2019, s. 49.
A.g.k., s. 59.
A.g.k., s. 76.
A.g.k., s. 76.
A.g.k., s. 85.
A.g.k., s. 87.