DEVLET OKULLARINDA DİNLER VE İNANÇLAR HAKKINDA ÖĞRETİME İLİŞKİN TOLEDO KILAVUZ İLKELERİ Mahkeme buna göre şu sonuca varmıştır: "Okulda kirpan takmanın tamamen yasaklanması, bu dini sembolün değerini zayıflatır ve öğrencilere, bazı dini uygulamaların diğerleri ile aynı korumayı hak etmediği mesajını verir. Diğer yandan, kirpanın belirli koşullar altında [takılması] toplumumuzun din özgürlüğünü korumaya ve azınlıklara saygı göstermeye verdiği önemi gösterir. Dolayısıyla toptan bir yasağın zararlı etkileri, yararlı etkilerinden daha ağır basmaktadır. " Pratik anlamda, bu tür farklı muamelelerin nasıl yapılandırılabileceğini önerebilecek en iyi grup genellikle bu tür uyarlamalara ihtiyaç duyan dini topluluklar veya inananlardır. İhtiyaçlarına yönelik geliştirilen ve başka koşullarda doğruluğu kanıtlanmış çözümlere dayanan pratik deneyime sahip olabilirler. Onların önerileri öğretmen veya diğer eğitim görevlileri tarafından kabul edilir veya edilmeyebilir, ancak hiç şüphesiz faydalı bir başlangıç ​​noktası oluştururlar. Farklı muamele görmek isteyenler, başkaları için doğabilecek ilgili külfetlerin azaltılmasına, dengelenmesine veya telafi edilmesine yardımcı olmak açısından bazı yükümlülüklere sahip olmalıdır. C. Devlet Tarafsızlığı ve Katılmamayı Tercih Etme Hakkı Eğitimde Devlet Yeterliliklerine karşı Ebeveynlerin Hakları Uluslararası standartlara göre, devletler dini eğitimin sağlanması konusunda önemli ölçüde serbestliğe sahiptir ama ebeveynlerinin isteği dışında, eğitim sistemi vasıtasıyla öğrencilere belirli bir dünya görüşünü aşılamaya çalışamaz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi açıkça ortaya koymuştur ki: Devlet, eğitim ve öğretim konusunda üstlendiği işlevleri yerine getirirken, müfredattaki verilerin veya bilgilerin tarafsız, eleştirel ve çoğulcu bir şekilde aktarılmasına özen göstermelidir. Devletin, ebeveynlerin dini ve felsefi inançlarına saygı duymamak olarak kabul edilebilecek şekilde bir zorla kabul ettirme amacı gütmesi yasaktır. Aşılmaması gereken sınır budur71. Devlet, bu tarafsızlık görevini, ya kendisi yeterince tarafsız ve dengeli bir müfredat tasarlayarak ya da devletin belli bir dinde veya inançta öğretim sağladığı durumlarda, vicdani ret gerekçesiyle katılmamayı tercih etme hakkı tanıyarak yerine getirebilir. Bu hak sadece teorik bir olasılık olmamalı, pratikte de kullanılabilir olmalıdır. Ayrıca, eğer öğrenciler bu derslerden veya derslerin bileşenlerinden muaf olma hakkının kullanılması nedeniyle herhangi bir dezavantaj, ayrımcılık veya damgalamaya maruz kalırsa, gerekli olan tarafsızlık tehlikeye düşecektir. Devletler, dinlere veya inançlara ait öğretileri sunduklarında, vicdani olarak katılmayı reddedenlerin o dersten muaf tutulmalarına izin vermelidir. II. Bölümde belirtildiği gibi, BM İnsan Hakları Komitesi, belirli bir dinin veya inancın öğretilmesini içeren devlet eğitiminin, "ebeveynlerin veya vasilerin taleplerine cevap veren ayrımcı olmayan mua71 Bakınız Folgero / Norveç (AİHM, Başvuru No. 15472/02, 29 Haziran 2007), paragraf 84(h). 55

Hedef paragraf seç3