söyleyeyim
belediye
diyor
kampa
gidin,
siz
de
şimdi
gelmişsiniz
söyleyin
onlara
gitmiyoruz
kampa.
Yardım
da
etmeyin
ama
kampa
da
göndermeyin.
Gelirken
çok
sıkıntı
yaşamadık.
Evimiz,
tarlalarımız,
eşyalarımız,
hayvanımız
vardı
orada.
Köyümüz
boşaldı.
Kimse
kalmadı.
Kardeşlerim,
Kayınbabam
Irak
Kürdistan’ı’na
geçti.
Bizi
dövüyorlardı,
kaçtık.
Her
birimiz
ayrı
bir
devlete
kaçtık.
Amca
oğullarım,
kaynım
bir
sürü
kişi
öldürüldü
savaşta.
Haklarımızı
söyleyen
olmadı
bilmiyoruz.Yardım
eden
aileler
bizi
bu
otele
getirdiler.
Gelen
Suriyelileri
buraya
getiriyorlar
zaten.
Geldiğimizde
gittik
kaymakama,
belediyeye.
Fatih
belediyesi
de
geldi
bir
kere.
Birkaç
gün
yiyecek,
giysi
getirdiler.
Ama
sonra
kampa
götürmek
istediler.
Biz
gitmek
istemedik.
Kızlarımız
var
sonuçta.
Çalışan
kimse
yok
kocam
kalp
ve
şeker
hastası,
çocuğum
13
yaşında
çalışamıyor
o
da.
Kirayı
ödeyemiyoruz.”
14.
Görüşme
(Erkek)
“3
kişiyiz
biz,
ben
eşim
ve
çocuğum.
Oğlum
6
aylık.
2
ay
önce
Şam’dan
geldik.
Urfa
üzerinden
otobüsle
geldik.
Benim
1000
TL
kadar
param
vardı
onunla
geldik.
İş
bulabiliriz
diye
geldik
ama
dil
bilmediğim
için
vermiyorlar.
Kürtlerin
yanında
işe
başlayacaktım
ama
onlar
da
izinsiz
çalıştıramayız
dediler
ceza
yazarlarmış
o
yüzden
almadılar.
Kampa
gitmedik,
çünkü
çadır
çok
zor
ve
ben
iş
arıyorum.
Evim,
eşyalarım,
işim
orda.
Hepsini
bıraktım
savaştan
kaçtım
geldim.
Zaten
o
yüzden
savaş
bitince
geri
dönmek
istiyorum.
Yok,
çalışma
iznim
yok.
Haklarımı
bilmiyorum.
Buraya
gelince
bu
odayı
gösterdiler
girdik.
Ayda
300
lira
kira
veriyorum
ama
bu
ay
ödeyemedim
sadece
100
lira
verebildim.
Gerisi
borç.
Belediyeye
falan
gitmedim.
Kimsenin
karşına
gidip
yardım
isteyemem.
İnsan
boynunu
büküp
yardım
isteyemez
ki.
Yok
çalışan
yok.
Ancak
günlük
işler
yaparsam
biraz
geçiyor
elime
ama
yok
işte
dil
bilmediğimiz
için
iş
de
vermiyorlar.
devletten
hiç
yardım
almadım.
Kürtler
yardım
getiriyorlar
sağ
olsunlar.
Yiyecek,
giysi
getiriyorlar.
Yatacak
bir
döşeğimiz
yok,
battaniyenin
üstünde
yatıyoruz.
Yok,
çok
şükür
hastalık
falan
yok.
En
büyük
sıkıntımız
iş
bulamamak.”
15
Görüşme
“5
kişilik
bir
aileyiz.
3
erkek
2
kadın.
En
küçüğü
2
aylık
olmak
üzere
yaşları
20,22,25
ve
ailenin
en
yaşlı
üyesi
55
yaşında.
Ben
1,5
yıldır
Türkiye’deyim
4
ay
önce
ailem
geldi
İstanbul’a.
İstanbul’da
akraba
��tanıdık
vardı
o
yüzden
geldik
iş
buluruz
diye
geldik.
Kampta
hiç
kalmadık.
Suriye’de
Qamişlo’da
yaşıyorduk
gelirken
hiç
bir
şey
almadık,
kapımızı
kapatıp,
giyecek
eşyalarımızı
aldık
geldik.
Oturma
iznimiz
yok
yasal
haklarımızı
bilmiyoruz,
herhangi
bir
bilgilendirme
yapmadı
kimse,
yarın
bizi
buradan
atsalar
yapacak
bir
şeyimiz
yok.
Akrabaların
yardımıyla
kalacak
yer
temin
ettik.
Bir
sağlık
güvencemiz
yok
hastalık
durumuna
Kürtçe
bilen
komşuların
yardımları
ile
kendi
imkanlarımızla
ilaç
alıyoruz.
Evde
iki
kişi
çalışıyor
Suriye’de
tekstil
işi
yapıyorduk
burada
da
buna
benzer
işler
yapıyoruz.
Çalışırken
sıkıntı
çekiyoruz
dil
bilmiyoruz
paramızı
geç
ve
eksik
alıyoruz.
Devletten
herhangi
bir
yardım
almadık.
Ailenin
en
yaşlısı
kalp
hastası
burada
herhangi
bir
tedavi
görmüyor
ilaçlarını
kendi
olanaklarımızla
alıyoruz.”
16.
Görüşme
“10
kişilik
bir
aileyiz
6
kız
4
erkek
olmak
üzere
en
küçüğümüz
3
yaşında
.3
aydır
Türkiye’ye
gelmişiz
Suriye
üzerinden
doğruca
Türkiye’ye
geldik.
Akrabalarımız
29