Kendi Kendini Yönetme ve Örgütlü Nitelik
40. Örgütlenme özgürlüğü hakkının sağladığı korumadan yararlanmak için bir
örgütün kendi kendini yönetmesi gerekir. Bu durum, örgütlerin bir çeşit kurumsal yapıya sahip olmaları gerektiğini ima etse de, örgütlerin kendi kendilerini yönetmelerinin ve örgütlü bir niteliğe sahip olmalarının gerekli görülmesi, mevcudiyetleri için tüzel kişiliğe sahip olmaları gerektiği şeklinde yorumlanmamalıdır.
Bağımsızlık
41. Örgütler, devletin veya başka dış etmenlerin gereksiz müdahalelerinden bağımsız
ve özgür olmalıdır. Faaliyetleri ve işleyişiyle ilgili kararlar örgütün üyeleri veya üyelerin belirlediği bir organ dışındaki kimseler tarafından alınıyorsa, o örgüt bağımsız
değildir. Tek veya birincil bir fon sağlayıcı olması, bir örgütün otomatik olarak bağımsızlığını kaybettiği anlamına gelmez. Şirketler tarafından açıkça kurulan ve bu
şirketlerin menfaatlerini destekleyen bir örgüt, meşru bir örgüttür ve örgütlenme
özgürlüğü hakkının sağladığı korumadan yararlanması gerekir.
42. Belli örgütler, yukarıda açıklandığı şekilde, bağımsız olmadıkları için örgütlenme
özgürlüğü hakkının sağladığı uluslararası güvencelerin kapsamına girmez. Ne var
ki, bir oluşumun bağımsız olup olmadığını belirlerken, bir yasa hükmü tarafından
söz konusu oluşuma getirilen etiketi esas almak yerine, onun fiili durumu değerlendirilmelidir. Mevzuat ve düzenlemeler, bu türden bir bağımsızlık sergilemeyen belli oluşumları farklı şekilde sınıflandırabilir. Bir oluşumun bağımsız olup olmadığını
değerlendirmek için AİHM bazı kriterler kullanmaktadır. Bu kriterler şöyledir: (1)
oluşumun varlığının parlamentonun iradesine bağlı olup olmadığı; (2) kuruluşunun
özel örgütlenmelerle ilgili mevzuata uygun olup olmadığı; (3) devlet yapılarının bir
parçası olup olmadığı; (4) olağan özel hukuk kuralları dışında bir imtiyaza sahip olup
olmadığı, örneğin, idari, kural koyan veya disipline yönelik imtiyazlara sahip olup
olmadığı ve (5) bazı meslek örgütlerinin ve oluşumların örneğinde görüldüğü gibi, bir
kamu otoritesi gibi davranıp davranmadığı.
İnsan Hakları Savunucuları
62. İnsan hakları savunucuları, yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde ‘bireysel olarak
veya örgütler bünyesinde başkalarıyla birlikte insan hak ve temel özgürlüklerinin
desteklenmesi, bu hakların korunması ve hayata geçirilmesi için’ faaliyet gösteren
kişilerdir. Yaptıkları işin niteliğinden dolayı, insan hakları faaliyetleri sıklıkla belli
risklere maruz kalmalarına ve istismar hedefi haline gelmelerine yol açtığı için, insan
hakları savunucularının yerel, ulusal ve uluslararası düzeylerde özel korumaya ihtiyaçları vardır. İnsan hakları savunucularının genel hakları AGİT/ODIHR İnsan Hakları Savunucularının Korunmasına İlişkin Kılavuz İlkeler adlı belgede belirlenmiştir.
Sivil Toplum Örgütleri
63. Bir sivil toplum örgütü de örgüt olabilir. Sivil toplum örgütünün ne olabileceğine dair evrensel bir tanım bulunmamaktadır, ancak, çeşitli uluslararası ve
bölgesel belgelerde bu tür örgütlenmelerin biçimlerini çerçeveye oturtmak için
girişimde bulunulmuştur. Bu belgelere, Avrupa Konseyi’nin Avrupa’daki sivil
toplum örgütlerinin yasal statüsüyle ilgili tavsiyeleri dâhildir. Buna göre sivil
toplum örgütü ‘kurucularının veya üyelerinin temel olarak kar amacı gütmeyen
amaçlarını gözetmeleri için kurulan gönüllü, kendi kendini yöneten oluşumlar
veya örgütler’ olarak ifade edilmiştir ve siyasi partileri kapsamamaktadır. Tavsiyeye göre, sivil toplum örgütleri ‘hem bireysel olarak kişiler (özel veya tüzel
21