(2) Hakim, Cumhuriyet savcısının istemiyle, adli kontrol uygulamasında şüpheliyi bir
veya birden çok yeni yükümlülük altına koyabilir; kontrolün içeriğini oluşturan yükümlülükleri bütünüyle veya kısmen kaldırabilir, değiştirebilir veya şüpheliyi bunlardan bazılarına uymaktan geçici olarak muaf tutabilir.
(3) 109 uncu madde ile bu madde hükümleri, gerekli görüldüğünde, görevli ve yetkili diğer yargı mercileri tarafından da, kovuşturma evresinin her aşamasında uygulanır.
Adli kontrol kararının kaldırılması
CMK md. 111: (1) Şüpheli veya sanığın istemi üzerine, Cumhuriyet savcısının görüşünü
aldıktan sonra hakim veya mahkeme 110 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre beş gün
içinde karar verebilir.
(2) Adli kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir.
Tedbirlere uymama
CMK md. 112: (1) Adli kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya
sanık hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun, yetkili yargı
mercii hemen tutuklama kararı verebilir.
5) Arama
Adlî arama, bir suç işlemek veya buna iştirak veyahut yataklık etmek makul şüphesi altında bulunan kimsenin, saklananın, şüphelinin, sanığın veya hükümlünün yakalanması
ve suçun iz, eser, emare veya delillerinin elde edilmesi için bir kimsenin özel hayatının
ve aile hayatının gizliliğinin sınırlandırılarak konutunda, işyerinde, kendisine ait diğer
yerlerde, üzerinde, özel kâğıtlarında, eşyasında, aracında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanunu ile diğer kanunlara göre yapılan araştırma işlemidir. (Adli ve Önleme Aramaları
Yönetmeliği md. 5)
Şüpheli veya sanıkla ilgili arama
CMK md. 116: (1) Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda
makul şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer
yerler aranabilir.
Makul şüphe, hayatın akışına göre somut olaylar karşısında genellikle duyulan şüphedir.
Makul şüphe, aramanın yapılacağı zaman, yer ve ilgili kişinin veya onunla birlikte olanların davranış tutum ve biçimleri, kolluk memurunun taşındığından şüphe ettiği eşyanın
niteliği gibi sebepler göz önünde tutularak belirlenir.
Makul şüphede, ihbar veya şikâyeti destekleyen emarelerin var olması gerekir.
Belirtilen konularda şüphenin somut olgulara dayanması şarttır.
Arama sonunda belirli bir şeyin bulunacağını veya belirli bir kişinin yakalanacağını öngörmeyi gerektiren somut olgular mevcut bulunmalıdır. (Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği md. 6)
«“Makul şüphe” kavramı ilgili kişinin suçu işlemiş olmasının mümkün bulunduğu hususunda tarafsız bir gözlemciyi ikna etmeye yetecek ölçüde yeterli bulgu ve bilgilerin
bulunduğunu varsayar» AİHM- Berktay/Türkiye Kararı
69