SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ İÇİN ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ VE TOPLANTI VE GÖSTERİ HAKKI KILAVUZU
ulusal etki yaratma fırsatlarının daha sınırlı olması dolayısıyla, önleyici kısıtlayıcı
tedbirler için gösterilen gerekçelerin siyasi partiler için gösterilen gerekçelere kıyasla daha az ikna edici olabileceğini ifade etmiştir. Bu türden gerekçeler, ırk temelli
politikaların savunulması ile ilgili bir örgütün geniş çaplı koordineli gözdağı verme
faaliyetleriyle ilgili bir davada, söz konusu gözdağı verme eyleminin insanların siyasi
iradesi üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle bu türden gerekçelerin geçerli olduğu
tespit edilmiştir.
10. Genel olarak bir örgütün fiilen kapatılması veya yasaklanması anlamına gelen
herhangi bir ceza veya yaptırım, örgütün suiistimali ile orantılı olmalı ve asla kuruluşunu ve faaliyetlerini engellemek veya cezalandırmak için bir araç olarak kullanılmamalıdır.
11. Örgütler, unvanlarının mevzuata uygun olmaması veya kolaylıkla düzeltilebilecek
başka ihlaller gibi küçük ihlallerden dolayı yasaklanmamalı veya kapatılmamalıdır.
Ayrıca, iddia edilen ihlalle ilgili örgütlere yeterli uyarıda bulunulmalı, özellikle idari
nitelikte olmaları halinde ihlal ve küçük eksiklikleri gidermeleri için yeterli fırsat
verilmelidir.
12. Bunun ötesinde, bir örgütün kurucularının veya üyelerinin, örgüt adına hareket etmedikleri zaman işledikleri bireysel kusurlar, bu hareketlerinden dolayı
kişisel sorumluluk doğurmalı, bütün olarak örgütün yasaklanması veya kapatılmasına yol açmamalıdır.
13. Kapatmadan daha az müdahaleci bir yaptırım olmakla birlikte, bir örgütün faaliyetlerinin askıya alınması, söz konusu örgütün ancak demokrasiyi tehdit ettiği
gerekçesiyle haklı gösterilebilir ve her durumda bir mahkeme kararına dayanmalı
veya yargı denetimi sonrasında uygulanmalıdır. Askıya alma, daima, uzun ve kalıcı bir etkisi olmayan geçici bir tedbir olmalıdır. Faaliyetlerin uzun süreli olarak
askıya alınması, aksi takdirde bir örgütün faaliyetlerinin dondurulması anlamına
gelecek ve kapatmaya denk bir yaptırım haline gelecektir.
14. Bir örgütün askıya alınmasına, yasaklanmasına veya kapatılmasına yol açan
her hangi bir kararın vakitlice ihbar edilmesi ve bağımsız ve tarafsız bir mahkemenin denetimine tabi olması gerekmektedir.
15. Zorunlu fesih durumlarında örgütlerin varlıklarına ve mülklerine ne olacağı mevzuatta açık bir şekilde belirtilmelidir. Zorunlu feshin örgütün amaç ve faaliyetlerinin
uluslararası standartlara veya bu standartlarla uyumlu yasalara uygun olmamasına
dayanması halinde, mevzuatta ilgili fon ve varlıkların devlete geçmesi öngörülebilir.
Diğer hallerde, devlet hesabına otomatik bir transferin öngörülmesi orantısız sayılabilecektir.
16. Feshin gönüllü olduğu hallerde, fesih süreci, kuruluş belgesine uygun olarak veya
üyelerinin kararıyla örgütün bizatihi kendisi tarafından başlatılmalıdır. Örgütün varlıklarının kime geçeceği konusunda karar verme özgürlüğü sadece kuruculara veya
üyelere kar dağıtılmasına ilişkin koyduğu yasaklara tabidir. Vergi muafiyetlerinin
veya başka kamu yardımlarının sayesinde elde edilen varlıkların transferiyle ilgili
olarak, benzer amaçlar taşıyan örgütlere transfer edilmeleri meşru sayılabilir.
34