Ulusal Azınlıkların Seçim Süreçlerine Katılımını Teşvik Etme ve İzleme üzerine El Kitabı larına bağlıdır. AGİT bölgesinde, AGİT taahhütlerine uygun olduğu sürece bütün seçim sistemleri kabul edilmektedir. Hangi seçim sisteminin tercih edileceğine temelde bir siyasi sürecin sonucunda karar verilir ve bu tercihler nadiren tarafsızdır. Genellikle, demokratik toplumlarda, seçim sisteminin özellikle siyasi partiler başta olmak üzere, seçim uzmanları, kadın ve azınlıkları temsil eden gruplar gibi sivil toplum temsilcileri de dâhil olmak üzere, geniş bir yelpazedeki paydaşı kapsayan açık, içermeci ve saydam bir sürecin sonucunda benimsenmesi tercih edilir. Hangi seçim sisteminin uygulanacağı konusunda mutabakat sağlamak sistemin kabulüne, meşruiyetine ve istikrarına katkıda bulunacaktır ve böylelikle yandaşlık suçlamalarını en aza indirgeyecektir. Ayrıca, bu tarz içermeci bir süreç, ulusal azınlıkların seçimle gelinen görevlerde anlamlı bir şekilde temsil edilmelerini sağlamak bakımından farklı seçenekleri tartışma imkânı sunan iyi bir fırsattır. En nihayetinde, demokratik devletler en iyi temsili sağlayan hükümetlerle sonuçlanan bir seçim sistemi uygulamayı hedef almalıdır. Bu durum, ulusal azınlıklara mensup kişiler için özellikle önemlidir, çünkü aksi halde, bu kişiler yeterli temsil ve nüfuza sahip olamayabilirler. Bu noktada, seçim sistemi tasarımının, ulusal azınlıkların temsilini ne derece etkilediğinin ülkeye özgü bağlama göre değişkenlik gösterdiğini vurgulamak önemlidir. Ulusal azınlıklar, siyasi süreçler de dâhil olmak üzere, kamuyu ilgilendiren kararlara katılmak için çeşitli stratejiler geliştirebilirler. Bu tür menfaatlerin sadece belli bir grubun sınırları içerisindeki tercihlerle sınırlı olduğu varsayılmamalıdır. İdeal olarak, azınlık temsilini ve siyasi sürece etki eden anlamlı katılımı kolaylaştıran seçim sistemleri aynı zamanda toplumun tüm sektörleri arasında açık bir oy rekabeti sağlamaya yönelik olmalıdır. Böylelikle, topluluklar arası siyasi platformlar sadece azınlık katılımını destekleme konusunda önemli rol oynamakla kalmaz, aynı zamanda daha iyi toplumsal entegrasyona katkıda bulunur.70 B. Seçim Sistemi Türleri Seçim sistemleri kabaca üç ana kategoriye ayrılabilir. Bunlardan ilki çoğunluk sistemi uygulamalarıdır ve adaylar arası rekabetle tanımlanır. İkincisi, nispi temsil sistemleridir ve aday listeleriyle temsil edilen siyasi partiler arasındaki rekabete dayanır. Bunların dışında çoğunluk sistemi uygulamaları ile nispi temsil sisteminin unsurlarını birleştiren paralel sistemler ve karma üyeli nispi sistemler gibi karma seçim sistemleri mevcuttur. Bu seçim sistemlerinden birinin tercih edilmesi ve uygulamaya dair spesifik unsurlar ulusal azınlıkların temsil edilmesine etki edebilir. Bu unsurlardan bazıları azınlıkların temsilini sınırlandırırken, diğerleri kolaylaştırabilir. Aşağıdaki bölümler çeşitli sistemlerin olası etkilerini incelemektedir. 1. Çoğunluk Sistemleri Yaygın olarak kullanılan iki temel çoğunluk sistemi vardır. Bunlardan ilki, basit çoğunluk sistemidir; ikincisine ise genellikle salt çoğunluk sistemi denir. Basit çoğunluk sisteminde, belli bir seçim bölgesinde en fazla oyu olan aday o bölgenin seçilmiş temsilcisi olur. Salt çoğunluk sisteminde, bir adayın ilk turda seçilebilmesi için toplam geçerli oyların yüzde ellisinden fazlasını alması gerekir. Adaylardan hiçbirisi salt çoğunluğu elde edemezse, ilk turda en yüksek oyları alan iki aday arasında ikinci tur seçimler yapılır. İkinci turda en fazla oyu alan aday kazanır ve o bölgenin seçilmiş temsilcisi olur. 70 Bkz. Ljubljana İlkeleri Madde 39’a dair açıklayıcı not. 28

Hedef paragraf seç3