II. ULUSLARARASI AYRIMCILIK KONFERANSI
Bu ülkelerin insan hakları karnesi ne kadar parlak ki, bizi mesela ya da
başka ülkeleri izleyebilecekler? Bu 2006 yılında kabul edilmiş ve 2008’de
işlemeye başlamış bir sistemdir. Ne kadar çok vaka giderse bir şekilde siyaseten de devletler baskı altına alınacaktır; yani bu mekanizmaları çok
da sonuca odaklanmadan araç olarak görmeliyiz. Bir amaç ya da sonuca
ulaştırıcı güvenilir mekanizmalar olarak değerlendirmemeliyiz.
Ara bölgedeki ihlaller mahkeme önüne ya da insan hakları örgütleri
önüne bir şekilde taşınamamaktadır; çünkü izleme yapmak, kanıt toplamak mümkün değildir. İstanbul Barosu’nun İnsan Hakları Merkezi’nden avukat arkadaşların ölümlü vakalar için Yunanistan’a karşı Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuruda bulunduğunu biliyorum. Bu tür
durumları kanıtlamak çok zordur. İşkence görmüş ve hukuka aykırı biçimde toplu olarak geri itilmiş insanlar için “sınır dışı” tabirini kullanamayız, çünkü sınır dışı hukuki bir kavramdır ve devletin sizi kayıt altına
alması, hakkınızda mahkeme önünde sınır dışı kararı vermesi, sonra
usulüne uygun olarak sınır dışı etmesi ve Türkiye tarafının da sizi belli
şekilde teslim alması gerekir.
2008-2012 arası sahadaydım ve konuştuğum mülteciler bana en
azından düzgün bir şekilde sınır dışı edildiklerini söylüyordu. Şu an söz
konusu olan durumda ise sizin Yunanistan topraklarına ayak bastığınızı
kanıtlayamıyoruz. Ben böyle bir vakada yardımcı olduğum kişinin orada
olduğunu kanıtlamak için gerçekten çok uğraştım; Yunanistan bu kişinin
kayıtlarında yer almadığını, dolayısıyla yalan söylediğini iddia ediyordu.
Kişinin kayıt altına alınmaması durumunda ilgili devlet böyle bir iddiada
bulunabildiği için, artık kişilerin kaydı bilerek yapılmayacaktır.
İngilizce immigration detention şeklindeki, kapatılma ve aslında
gözaltı anlamına gelen kavram bizde “idari gözetim” olarak karşılandı.
Ben kanun hazırlanırken sivil toplum üzerinden katıldığım toplantılarda
buna karşı gelmek için elimden geleni yaptım ama ne yazık ki meseleyi
yumuşatmak amacıyla böyle bir terim seçildi. Amerika’dan hukukçuların göç hukuku üzerine verdiği bir seminere katılıyorum ve oradaki hukukçulara da bunun nasıl mümkün olabildiğini soruyorum. Bir insanın
özgürlüğünden yoksun bırakılmasında yargı kararı zorunludur. Nasıl
olabiliyor da yabancılar, vatandaş olmayanlar, yargının usuli güvenceleri dışında bırakıp sadece bir idari kararla kapalı tutulabilir? Türkiye’de
132