TÜRKIYE’DE ENGELLILERIN ADALETE ERIŞIMI
cılığına maruz kalanların oranı %4,5 iken hemen salgını döneminden
önce bitirdiğimiz bu çalışmada oranın %11’e yükseldiğini gördük; bu da
Türkiye’de hem yerel hem ulusal düzeyde yaş ayrımcılığının artarak
ilerlediğinin göstergesidir. Bu önemli bulgu salgın döneminde de daha
görünür hale gelmiştir. Yine aynı araştırmada katılımcılara yaş ayrımcılığıyla ilgili sorduğumuz soruların başında sınıfsal analizler gelmektedir.
Bu sorulara ilişkin yaptığımız analizlerin başında, en yoksulları oluşturan sınıf içerisinde ayrımcılığın daha yüksek olduğunu gördük; yaşlılar
yoksullaştıkça ayrımcılığı daha fazla deneyimlediklerini söylüyordu. Bu
önemli bir bulgudur, çünkü insanlar servet üretemeyince daha fazla yaş
ayrımcılığına maruz kalmaktadır. Ayrımcılık sadece yaş ayrımcılığıyla
sınırlı kalmamakta, yaşlılar etnisite, cinsiyet, inanç veya siyasi görüşler
nedeniyle de ayrımcılığa uğramaktadır.
Son olarak iki önemli bulguyu paylaşmak isterim. Bunlar, yaş ayrımcılığının hangi noktalarda ortaya çıktığını anlamamız için önemlidir.
Türkiye genelinde tam salgın döneminde yaptığımız güncel bir araştırmada, yaşlı bir erkeğin ve yaşlı bir kadının ne yapmasını uygun bulmadıklarını sorduk insanlara. Verilen yanıtlar, yaşlı bir erkeğin eğlence hayatına katılmasının ve tam zamanlı bir işte çalışmasının Türkiye
toplumunun yarıya yakını tarafından doğru bulunmadığını gösterdi.
Üçte birlik bir oran da yaşlı bir erkeğin flört etmesini veya sevgilisinin
olmasını doğru bulmuyordu. Yine siyasete atılmasını doğru bulmayanların oranı da bir hayli yüksekti. Yaşlı kadınlar söz konusu olduğunda bu
oranlar daha da yükseldi. Yaşlı kadınların özellikle eğlence hayatına atılmasının, tam zamanlı bir işte çalışmasının, toplumumuzun yarıya yakını
tarafından, flört etmesi ve sevgilisinin olmasının üçte birden daha fazla
bir kesim tarafından doğru bulunmadığını gördük. Siyasete atılmaları
da yine doğru bulunmuyordu. Aslında bunlar yaşlı insanlara karşı ayrımcılığın hangi noktalarda, yaşamın hangi kompartımanlarında ortaya
çıktığını anlamamız için çok kuvvetli bulgulardır. Buraya özellikle dikkatinizi çekmek isterim.
169