II. ULUSLARARASI AYRIMCILIK KONFERANSI
kendini meşrulaştırmaya çalışan yeni ırkçılığın ikinci türünü Etienne
Balibar da Pierre A. Taguieff’e atıfla “ırksız ırkçılık” ya da “yeni ırkçılık”
olarak adlandırır (Balibar, 2000a: 30).
Yeni ırkçılık özetle, “isim, deri rengi, dinsel ibadet” gibi farklılık görünümlerinden yola çıkar, “biz” kimliğini her türlü “melezleşme, karışma ve istiladan” korumaya dayalı söylemlerde, temsillerde ve şiddet, hor
görme, hoşgörüsüzlük, aşağılama, sömürü biçimlerini içeren pratiklerde
açığa çıkarır (Balibar, 2000a: 26). “Saldırganlık, yeni ırkçılığın her biçiminin başvurduğu ve bu durumda biyolojizmi bir derece ileri götüren
kurmaca bir özdür: ‘Irklar’ yoktur, ama kültürün biyolojik ve ‘biyopsişik’ nedenleri ve sonuçları ve kültürel farklılığa gösterilen biyolojik tepkiler vardır”. “Biyolojik mitten kültürel mite evrilen bir ırkçılık vardır”
(Balibar, 2000a:37). Günümüz ırkçılığının sahip olduğu bu yeni nitelikler
ve geniş anlam yanında önemli bir diğer özelliği, ırkçı ideolojileri birbirine eklemleyebilmesidir. Balibar bunu şöyle açıklar: “…tamamen farklı
tabiatlara sahip toplumsal grupları, özellikle de ‘yabancı toplulukları’ ve
‘aşağı ırkları’, kadınları, ‘sapkınları’ aynı anda hedefleyen ‘azınlıklaştırma’ ve ‘ırklaştırma’ görüngüsü … birbirine bağlı, birbirini tamamlayan
dışlama ve tahakkümlerin oluşturduğu tarihsel bir sistem...” 2000b:66)
(italikler yazara ait).
Yeni ırkçılık ayrımcı ideolojileri birbirine eklemler; diğer bir deyişle
bu durum, etnik temelli bir ırkçılık ile cinsiyet ya da milliyetçilik temelli
bir ırkçılığın “birbirine koşut gidişinden çok”, ırkçılık ve cinsiyetçiliğin,
ırkçılık ve milliyetçiliğin birlikte işlemesi, özellikle de ırkçılığın her zaman bir cinsiyetçiliği ya da milliyetçiliği “önvarsayması” olarak değerlendirilebilir (Balibar, 2000b:66).
Yeni ırkçılığın cinsiyetçilik, milliyetçilik gibi diğer ideolojilere eklemlenen niteliği ve daha çok kültürel farklara dayalı olarak yeniden
biçimlenmesi onu ırkçılığı kurumsal göstergelere dayalı bir gerçeklik
olarak sürdüren eski ırkçılıktan ayıran önemli bir niteliktir (Back ve Solomos, 2001:4). Yeni ırkçılık özellikle “Öteki” olarak nitelenen gruplara
yönelik önyargının örtük olarak yapılandığı bir ırkçılıktır. Geleneksel
değerleri savunmak, kültürel farkları abartmak ve bu farkları mahkûm
etmek” bu türden ırkçılığın dayanaklarıdır (Schnapper, 2005: 155). Daha
çok söylemsel olarak işleyen yeni ırkçılık, onun ifade edildiği ortamdaki
52