DIN, İNANÇ AYRIMCILIĞI
Heybeliada Ruhban Okulu
Heybeliada Ruhban Okulu, 1844’te din adamlarını eğitmek amacıyla
uluslarüstü bir temelde kuruldu. 1971’de, yüksek öğretimi yeniden organize etme ve özel yüksek öğrenim kurumlarının lağvedilmesine dair
kanun bahane edilerek kapatıldı. 1970’ler, Türkiye ile Yunanistan arasında Kıbrıs konusunda sürtüşmelerin başladığı bir dönemdi. O zamandan beri Heybeliada Ruhban Okulu iki devlet arasında siyasi pazarlık
konusu olmaktadır. Bu okulun yeniden açılmasını önlemek, din ve eğitim haklarının birlikte ihlalidir.
Zorunlu “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” Dersleri
Yahudi ve Hıristiyan ailelerin çocukları, eğitimleri süresince Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinden muaftır. Ancak muafiyet hakkını
kullanabilmek için öğrenci ve velilerin din bölümünde belirtilen, ilgili
dine ait kimlik fotokopilerini ibraz etmesi gerekmektedir. Öncelikle bu
durum, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarıyla uyumlu olmayan
bir şekilde kişinin dinini açıklamaya zorlanmasına sebebiyet verir. Ayrıca, 2013-2014 öğretim yılında uygulanmaya başlanan standartlaştırılmış
“Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş” (TEOG) testi bu öğrenciler için
ayrımcılık kaynağı olmuştur. Haziran 2015’te açıklanan TEOG sınav sonuçları hesaplanırken, din eğitiminden muaf olan azınlık öğrencilerinin
zorunlu din dersi almış olarak listelendiği tespit edilmiş, ancak bu durum daha sonra yetkililer tarafından düzeltilmiştir.15
Alevi Topluluklara Yönelik Ayrımcılık
Devlet İslam’ı Türkiye’de her zaman Sünni yönelime sahip olmuştur ve
bu nedenle Alevi toplulukları çoğunlukla Cumhuriyetçi idarenin dışında tutulmuştur. Alevi ve Sünni topluluklar arasındaki geçmişten gelen
düşmanlıklardan ötürü sıkça Aleviler kamusal alanda kimliklerini gizlemeyi yeğledi.16 Elizabeth Özdalga, 2008’de yayımlanan bir makalesinde
“Alevilerden şikâyetlerinin dile getirilmesi istendiğinde en sık zikredilen
konuların zorunlu din eğitimi, cemevleriyle ilgili inşa ve finansman zor15 http://www.agos.com.tr/tr/yazi/10305/el-yordamiyla-teog
16 Alevilere karşı dini inançlar ve uygulamalar üzerine bir araştırma için bkz. Çarkoğlu ve Kalaycıoğlu (2009), 28-30.
93