Toplantı ve Gösteri Hakkı İzleme Raporu yükümlülüklerin gereği olarak değerlendirilebilir. Geleceğe dönük bu beklentilerin dışında, her iki maddeye dayanarak idare tarafından gerçekleştirilen eylem ve işlemler aleyhine açılan davalarda ya da kanuna aykırı toplanma gerekçesiyle açılan ceza davalarında İHAM ve AYM’nin toplanma özgürlüğüne dair içtihatları doğrultusunda karar verilmesi, ilk derece ve temyiz mahkemelerinin yükümlülüğü olarak ortaya çıkmaktadır. Bu kapsamda son olarak, İstanbul ve Ankara’daki örnekleri bu çalışmada aktarılan, ölçülülük ilkesini ve öze dokunma yasağını ihlal eden, yer ve güzergâh belirlenmesine dair valilik kararlarının idare mahkemeleri tarafından iptal edilmesi gerektiğinin altı çizilmelidir. İç Hukukta İdare Yetkisinin Değerlendirilmesi Bahar Bostan* “Özgürlükçü ve bireyci bakış açısından ve insan haklarının öneminden kuvvet alan modern devlet anlayışı gerekleri ve günümüz modern bilgi çağı toplumunun demokratik talepleri ve beklentileri karşısında, 1983 yılında kabul edilmiş bulunan 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun lafzı ve ruhu yetersiz kalmaktadır.”104 Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının kullanımında idarenin yetkisinin düzenlendiği 2911 sayılı yasanın ilişkin bu değerlendirmede uluslararası standartlar, AİHM kararları ve Kamu Başdenetçiliği’nin tavsiye karar niteliğindeki Gezi Raporu’ndaki tespitleri göz önünde tutularak yapılmıştır. 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunun İlgili Hükümleri Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının kullanımında idarenin yetki alanını saptamak için öncelikle 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Kanunu’nun ilgili hükümlerine bakmak gerekmektedir. 2911 sayılı yasada idarenin yetkisi: 1) Toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergâhının belirlenmesi, 2) Bildirim alma, 3) Toplantı ve gösteri yürüyüşünün ertelenmesi, 4) Toplantı ve gösteri yürüyüşünün yasaklanması, olarak ortaya ��ıkmaktadır. İdare bu yetkilerini; güzergâh belirlemede siyasi partiler, sendikalar, meslek örgütleri ve yerel yönetimlerden görüş alma, toplantı ve gösteri yürüyüşünün ertelenmesinde zaman sınırlamasına uyma, toplantı ve gösteri yürüyüşünün yasaklanmasında “millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması” ve “suç işleneceğine dair açık ve yakın tehlike mevcut olması” gibi kısıtlar dâhilinde kullanabilir. Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Nils Muižnieks’in 26 Kasım 2013 tarihli toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına ilişkin raporunda bu düzenlemelerle ilgili şu tespitler yapılmıştır: “Komiser, insan haklarıyla ilgili olarak böylesine genel kısıtlamaların uygunluğu değerlendirilirken, Avrupa standartlarının temel hükümlerinin göz önüne alınması gerektiği kanısındadır. Komiser özellikle de Türk makamlarının dikkatini, AGİT ve Venedik Komisyonunun yukarıda sözü edilen kılavuz ilkelerinin açıklayıcı notlarına çeker. Burada, “toplantıları belirli zamanlarla veya belirli yerlerde yapılan gösterileri yasaklayan genelleyici yasal hükümler, münferit toplantıların kısıtlanma* Avukat, Trabzon Barosu 104 Ömeroğlu, M. Nihat (T.C. Kamu Denetçiliği Kurumu Gezi Parkı Protestoları Tavsiye Kararı MD.460, Dosya No: 03.2013/310, 2013) 26

Hedef paragraf seç3