Büyük veri manipülasyonu ve sosyal medyanın seçimlere
etkisi
Dijital çağda,197 özellikle bilgi bozukluğu198 ve büyük veri manipülasyonu gibi seçimlere yönelik yeni zorluklar ortaya çıkmıştır. Bilgi ve fikir açıklama hakkı “doğru” ifadelerle sınırlı olmayıp, şok edici, kırıcı ve rahatsızlık verici bilgi ve fikirleri199 de korusa da yaygın dezenformasyon hem kamu işlerine katılma hem de seçme ve seçilme
hakları ile ilgili olarak siyasi katılım haklarına yönelik ciddi tehditler oluşturabilir.
Sosyal medya platformları, sıklıkla sansasyonel içeriklere yönelik içerik düzenleyici
algoritmaların kullanılması ve siyasi reklamların mikro seviyede hedeflenmesiyle
siyasi aktörler için kilit bir dezenformasyon yayma aracı haline gelmiştir. Seçim
süreçleri bağlamında sosyal medya, adayları ve siyasi partileri itibarsızlaştırma, oy
verme süreci hakkında yanlış bilgiler sunma (seçmenleri yanlış yönlendirme veya
yıldırma) ve kişisel veri ve sosyal medya etkinliğinin işlenmesi aracılığıyla önerilen
örüntülere dayanarak toplumun belirli kesimlerinin oy tercihlerini etkilemeye çalışma yoluyla seçimlerin sonucunu etkilemeye yönelik bir araç olarak kullanılabilir.
Dezenformasyon özgür ve gerçek seçimlere yönelik ön koşulların ihlal edilmesine
neden olabilir. Örneğin nefret söylemleri ve ayrımcılık çevrimiçi dezenformasyon
kampanyaları ile katlanabilir ve sonrasında kişi güvenliği ve nefret suçu risklerine
yol açabilir. Eğer bir seçmenin haberlere ağırlıklı olarak veya yalnızca dezenformasyon içeren tek bir sosyal medya platformundan erişimi varsa, ifade özgürlüğü
ve bilgiye erişimin de bundan etkilenme ihtimali vardır. Dezenformasyonun yayılması, farklı görüşlere ve geçmişlere sahip kişiler arasındaki anlayışın azalmasına ve
insanların başkaları ile ilgili sahip olduğu olumsuz görüşlerin kullanılması ve bunların çarpıtılmasıyla kutuplaşmanın artmasına neden olabilir. Dezenformasyon kamusal söylemleri eksik yansıtmak ve manipüle edilmek için kullanılarak seçmenleri karar vermeleri için gerekli kritik öneme sahip bilgilerden mahrum bırakabilir.
Her ne kadar dezenformasyon seçim bağlamlarında gerçek bir zorluk teşkil etse
de, Devletler “yalan” veya “nesnel olmayan” gibi gerekçelerle bilgilerin yayıl-
197. Ayrıca bkz. Tarlach McGonagle vd., Dijital Zamanlarda Seçimler ve Medya (Paris, UNESCO, 2019)
198. Bkz. Claire Wardle ve Hossein Derakhshan, Information Disorder: Toward and Interdisciplinary Framework
for Research and Policy Making (Bilgi Bozukluğu: Araştırma ve Politika Yapımı için Disiplinlerarası bir Çerçeveye Doğru) (Strazburg, Avrupa Konseyi, 2017). Yazarlar raporda üç farklı bilgi bozukluğu türü tespit etmişlerdir:
yanlış bilgilendirme (mezenformasyon - yanlış bilgilerin paylaşılması, ancak zarar vermenin amaçlanmaması);
dezenformasyon (yanlış bilgilerin zarar vermek amacıyla bilinçli bir şekilde paylaşılması); ve kötücül bilgilendirme
(malenformasyon - gerçek bilgilerin, genellikle özel kalması için tasarlanan bilgilerin kamusal alana taşınması
yoluyla zarar vermek amacıyla paylaşılması).
199. İfade özgürlüğü ve “yalan haberler”, dezenformasyon ve propagandaya ilişkin ortak bildiri, 7.giriş paragrafı
ve para. 2 (a).
48