Sözleşme içtihadı hakkında rehber – Kitlesel protestolar talimatlarına uymamasının bir sonucu olmasına rağmen, gazetecilik görevinin yerine getirilmesinin olumsuz biçimde etkilendiğini tespit etmiştir. Bu nedenle, Mahkeme başvurucunun ifade özgürlüğüne “müdahale olduğunu” tespit etmiştir. 103. Butkevich/ Rusya (2018) davasında başvurucu, bir gösteri sırasında polis talimatlarına uymaması nedeniyle hüküm giyen ve bu nedenle iki gün gözaltında tutulan bir Ukrayna televizyon kanalı muhabiridir. Başvurucu, gösterinin fotoğraflarını çekmeye ve böylece fotoğrafları işleyerek yayın için hazırlayacağı bilgileri toplamaya çalışıyordu. Mahkeme, bilgi toplamanın muhabirlikte gerekli ve önemli bir hazırlık adımı olmasının yanı sıra basın özgürlüğünün ayrılmaz ve koruma altındaki bir unsuru olması nedeniyle, yetkililerin başvurucuyu alıkoymasını, gözaltına almasını ve kovuşturmasını 10. Madde kapsamında bir müdahale olarak değerlendirmiştir. 104. Najafli / Azerbaycan (2012) davası, izinsiz bir gösterinin haberini yaparken polis tarafından darp edilen bir gazeteci ile ilgilidir. Mahkeme, mesleki görevlerini icra eden gazetecilerin Devlet görevlileri tarafından fiziksel kötü muamele görmesinin, bilgi alma ve verme haklarının kullanılmasını ciddi derecede engellediğini tespit etmiştir. Başvurucunun gazetecilik faaliyetine müdahale etme konusunda gerçek bir niyet olup olmadığına bakılmaksızın, kendisinin görev başında bir gazeteci olduğunu anlatmak için açıkça çaba göstermesine rağmen başvurucuya karşı gereksiz ve aşırı güç kullanılmıştır. Bu nedenle, Mahkeme, başvurucunun haklarına Sözleşmenin 10. Maddesi kapsamında müdahale edildiği sonucuna varmıştır. 3. Protestolar sırasında atılan sloganlar ve yapılan konuşmalara yönelik yaptırımlar 105. Mahkemenin içtihadına göre, protestolar sırasında farklı ifade biçimlerine uygulanan yaptırımlar Sözleşmenin 10. Maddesine müdahale olarak değerlendirilir. 106. Örneğin, Gül ve Diğerleri / Türkiye (2010, § 35) kararında, Mahkeme başvurucuların silahlı bir yasadışı örgüt lehine slogan attıkları için hüküm giymelerinin Madde 10 kapsamındaki haklarına müdahale olduğunu tespit etmiştir (ayrıca bkz. Yılmaz ve Kılıç / Türkiye, 2008). 107. Benzer şekilde, Feridun Yazar / Türkiye (2004) davasında, başvurucular, yetkililerin yasadışı silahlı bir örgüte destek verdiğini iddia ettiği bir siyasi partinin olağanüstü kongresinde yaptıkları konuşmalar nedeniyle mahkum edilmiştir. Mahkumiyetleri, Sözleşmenin 10. Maddesi kapsamında ifade özgürlüğüne müdahale olarak değerlendirilmiştir. C. Kanunilik 108. 10. Madde kapsamındaki ifade özgürlüğüne yönelik herhangi bir müdahale, her şeyden önce “yasayla öngörülebilir” olmalıdır. 109. Bu konuda, Mahkeme, 10. Maddenin ikinci paragrafındaki “yasayla öngörülebilir” ifadesinin söz konusu tedbirin sadece iç hukukta kanuni bir dayanağının bulunmasını gerektirmekle kalmadığını, aynı zamanda söz konusu kanunun kişi tarafından erişilebilir ve etkileri açısından öngörülebilir bir niteliğinin bulunmasına gönderme yaptığını belirtmiştir. “Kanunun niteliği” kavramı, öngörülebilirlik testinin doğal bir sonucu olarak, kanunun hukukun üstünlüğü ile uyumlu olmasını ve böylelikle iç hukukta kamu yetkililerinin keyfi müdahalelerine karşı yeterli korumayı sağlamasını gerektirir (Magyar Kétfarkú Kutya Párt / Macaristan [BD], 2020, § 93). 110. Kablis / Rusya (2019, § 93) kararında, Mahkeme, Bilgi Edinme Kanunu’nun ilgili kısmında geçen “belirlenen usuller ihlal edilerek düzenlenen halka açık etkinlikler” ifadesinin, kanunilik gereğini sağlama açısından çok geniş ve belirsiz bir ifade olduğunu tespit etmiştir. Çünkü ne kadar küçük veya zararsız olursa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 20/43

Hedef paragraf seç3