Sözleşme içtihadı hakkında rehber – Kitlesel protestolar
ilgili suçun ise özel statüye sahip belirli bir gruba değil, tüm yurttaşlara yönelik olduğu için genel bir nitelik
taşıdığına dikkat çekmiştir. Mahkeme, başvuruculara üst sınırdan para cezası kesildiğini dikkate almıştır.
Daha da önemlisi, ödenmesi gereken cezalar zarar��n tazminini amaçlamamış, adli para cezalarının geneli
gibi cezalandırıcı ve caydırıcı nitelikte olmuştur.
195. Benzer şekilde, Navalnyy / Rusya ([BD], 2018) kararında Mahkeme, söz konusu suçun genel olarak
ceza alanına ait bir suça işaret etmesi nedeniyle, davadaki idari yargılamanın Madde 6 § 1’in özerk anlamı
çerçevesinde cezai nitelik taşıdığına hükmetmiştir. Süresi (on beş güne kadar) ve infaz şekli (idari hapis
cezası) göz önünde bulundurulduğunda, yargılamanın cezai yaptırım ağırlığına ulaştığı değerlendirilmiştir.
196. Mikhaylova / Rusya (2015) davasında ilgili yasal düzenleme azami para cezası (yaklaşık € 28) ve/veya
15 günlük hapis cezası öngörmektedir. Mahkeme açısından bu düzenleme, başvurucuya isnat edilen suçun
“cezai” nitelik taşıdığı yönünde güçlü bir varsayım doğurmuştur. Yalnızca istisnai durumlarda ve
özgürlükten yoksun bırakmanın nitelik, süre ve infaz şekli bakımından “kayda değer derecede zararlı
olmadığı” değerlendirildiğinde bu varsayımın aksi ispat edilebilir. Mahkeme, bu davada belirtilen şekilde
istisnai bir durum tespit etmemiştir. Ayrıca Mahkeme, ilgili düzenlemede yer alan usule ilişkin
güvencelerin, örneğin masumiyet karinesinin, davanın cezai niteliğinin göstergesi olduğunu belirtmiştir.
B. Adil yargılanma güvenceleri
197. Mahkeme, 6. Maddedeki genel hakkaniyet gerekliliklerinin, suçun türü bakımından ayrım
gözetmeksizin tüm ceza yargılamaları için geçerli olduğuna hükmetmiştir (İbrahim ve Diğerleri / Birleşik
Krallık ([BD], 2016, § 252). Dolayısıyla bu durum, kitlesel protestolarla ilgili davalarda da geçerlidir.21
198. Böylece, örneğin Gafgaz Mammadov / Azerbaycan (2015, § 76) ve Huseynli ve Diğerleri / Azerbaycan
(2016) davalarında, ön duruşmanın kısa tutulması, başvurucuların duruşma öncesinde dış dünyayla
bağlantılarının kesilmesi, ön duruşmada müdafilerinin olmaması ve idari suç raporunun başvurucularla
paylaşılmaması gibi birçok eksiklik nedeniyle, Madde 6 § 3 (b) kapsamındaki savunma hazırlamak için
yeterli zaman ve kolaylıkların sağlanmasına ilişkin güvence yerine getirilmemiştir. Mahkeme, her iki
davada da başvuruculara savunmalarını düzenleme ve yargılama boyunca yürütülen soruşturmaların
sonuçlarından haberdar olma fırsatı verilmediğini tespit etmiştir.
199. Karelin / Rusya (2016, §§ 69-84) kararında Mahkeme, savcılık tarafının olmamasının veya bunun tersi
bir durumun, duruşma sırasında masumiyet karinesinin işleyişini ve dolaylı olarak ilk derece mahkemesinin
bağımsızlığını etkilediğini belirtmiştir.
200. Benzer şekilde, Elvira Dmitriyeva / Rusya (2019) davasında başvurucu, idari suç raporunu yazan polis
memurlarının dava sürecinde yer almasından ve kovuşturma yapan tarafın yokluğunda aleyhindeki
suçlamayı kanıtlama rolünü üstlenen ilk derece ve temyiz mahkemelerinden şikayetçi olmuştur.
Mahkeme, Madde 6 § 1 ve bağımsızlık kriterinin ihlal edildiğine hükmetmiştir.
201. Butkevich / Rusya (2018) kararında Mahkeme, idari cezaların belirlendiği sözlü duruşma sırasında
kovuşturma yapan tarafın bulunmaması ile ilk derece mahkemesinin savunma makamına gözaltı işlemini
gerçekleştiren kolluğu ve tutanakta adı geçen, Mahkemenin tanık olarak değerlendirdiği kişileri sorgulama
fırsatı vermemesi nedeniyle Madde 6 § 1 ve 3 (d)’nin ihlal edildiğine hükmetmiştir.
202. Navalnyy / Rusya ([BD], 2018) kararında Mahkeme, yerel mahkemeler kararlarını yalnızca polis
ifadelerine dayandırdığı için altı adet davada Madde 6 § 1 ve 3 (d)’nin ihlal edildiğine hükmetmiştir.
21
Bkz. Bölüm I, Guide on Article 6 of the European Convention on Human Rights: Right to a fair trial (Criminal limb).
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
36/43