ULUSLARARASI ENGELLİ HAKLARI KONFERANSI - ENGELLİLERİN ADALETE ERİŞİMİ
lar arasındaki örüntü ve çocukların sahip olduğu haklarla bir nevi hak
bağlamı kuracak ve yargılama örneklerinden takip ettiğimiz davalardan
birkaçını paylaşacağım. Tabii, avukat olmanın yarattığı, doktorlarda ve
avukatlarda var olan, teknik terimleri kullanıp anlaşılmaz hale gelmek
gibi bir güçlük söz konusu. Ben mümkün olduğu kadar günlük dilde
anlatacağım meseleyi ama yine de anlaşılmayan teknik bir ifade olursa
açıklamaktan memnuniyet duyarım.
Çocuk meselesi aslında Anayasa ile başlıyor. Anayasada çocuk haklarıyla ilgili bir maddemiz var, 41. madde: “Aile ve Çocuk Hakları.” Bu
maddede çocuk sadece ailenin içinde bir unsur olarak ele alınıyor ve
çocuğun şiddet, ihmal, istismar yani sadece sömürüden korunması ve
ebeveynlerinin boşanması durumunda velayetinin olmadığı ebeveynle
kişisel ilişkisinin düzenlenmesi yani velayet olmak üzere çocuk haklarının çok sınırlı iki alanı düzenleniyor. Dolayısıyla “Anayasa’da çocuk
hakları maddesi var mıdır?” sorusu akademik olarak incelendiğinde
“Vardır” yanıtı verilebilse de bu yanıt madde başlığıyla sınırlıdır. Anayasa çocuğun tanımını yapmıyor.
Türk hukuk sisteminde çocuklar 12 yaşında sanık, 16 yaşında eş, 15
yaşında işçi olabiliyor; yani 18 yaş diye belirlenen uluslararası tanımlama, mevzuatın farklı dallarında çocukluk güvencesinden, çocuk olmaktan kaynaklanan haklardan yoksun bırakılma alanı açıyor, bir boşluk
yaratıyor. BMÇHS’nin 1. maddesi 18 yaş olarak tanımlasa da taraf olan
ülkelere esneklik sağlıyor. “Kendi iç hukukunda 18’i değil de daha erken
bir yaşı belirleyebilirsin” diyor. Her ne kadar Birleşmiş Milletler Çocuk
Hakları Komitesi’nin (BMÇHK) raporlarıyla ya da kadına yönelik şiddetin izlenmesine ilişkin komitenin (CEDAW) raporlarıyla koruyucu yaş
sınırlarının 18 olarak yükseltilmesi hep önerilse de taraf olan pek çok
ülke bakımdan 18 yaş güvencesi sağlanmış değil. Türkiye’de Çocuk Koruma Kanunu adlı, 5395 sayılı kanun mevcut. Bu kanun aslında çocuklara özgü olduğu için çocuğun dahil olduğu her dosyada kullanılabilmeli;
ancak sadece ceza dosyalarında kullanılmakta. Uygulamada yarattığı
problemleri de detaylı olarak anlatacağım.
“Haklar bir bütündür” diye jenerik bir cümlemiz vardır; haklar birbiriyle örüntülüdür. İşitme engelli Alevi ya da Kürt bir kız çocuğu adalet
mekanizmasıyla temas ettiğinde hangi hakkının ihlal ettiğini çözümle138