ULUSLARARASI ENGELLİ HAKLARI KONFERANSI - ENGELLİLERİN ADALETE ERİŞİMİ
medeni hukuk, ayırt etme gücüne sahip olmayanları tam ehliyetsiz olarak ele alıyor. Diğer bir grup ise kısıtlılar. Burada Türk Medeni Kanunu’nun detaylarına ve pratikteki çelişkilerine uzanmadan daha özetle
şunu belirtebiliriz: CRPD bizi bu soyutluktan ve ulusal kanunlarda yer
alan karmaşıklıktan kurtarıyor. Bu aslında oldukça önemli ve devrimci
bir durum, çünkü kimin hak sahibi ve kullanıcısı olması gerektiğinin
ardında felsefi bir mantık aranacak olduğunda tartışmaların son bulması
için belki bir yüz yıl daha gerekebilirdi. Oysa Sözleşme 12. maddesiyle
bu tartışmayı bir ölçüde ortadan kaldırıyor.8 Öte yandan 12. maddeye
ilişkin sözleşme genel yorumlarına ve devlet raporlarına bakarak ulaşılan sonuçlarda ortaya çıkan bir şey var: Devletler bu madde ve gereklerini ısrarla anlamıyor. Değişik biçimlerde var olan vesayet uygulamalarını sona erdirmek ve bunun yerine destekli seçim mekanizmalarını
devreye sokmak, kimi devletler tarafından tahayyül edilemiyor.9 Türk
hukukunda da “ayırt etme gücü” fiil ehliyetinin unsurlarından biri olarak yer alıyor. Oysa konuya ilişkin Sözleşme Genel Yorumu, “ayırt etme
gücü” ve “aklıselimlik ya da sağlamlık” diye tabir edilebilen durumların yokluğunun yasal ehliyeti kısıtlama sebepleri olamayacağını belirtiyor.10 Hukuk ehliyeti ve mental kapasite olarak adlandırılan kavramların
birbirinden ayrı şeyler olduğunu, birinin kişinin hukuki bir kişiliğe ve
haklara sahip olması, diğerinin ise farklı kapasitelerde insanların farklı seçimler yapabilmesi anlamına geldiğini ve bir kavramın bir diğerini
etkilememesi gerektiğini vurguluyor. Üstelik Sözleşme’de yer alan 12.
maddenin 3. fıkrası devletlere, kişilerin hak ve fiil ehliyetlerini kullanabilmelerini sadece tanımak için değil sağlamak için de ödevler yüklüyor.
Yine, Sözleşme Genel Yorumları açıkça ortaya koyuyor ki bir kişinin
ayırt etme ve karar verme kapasitesi ve bunun dereceleri haklara sahip
olma ve kullanabilme (legal capacity) kapasitesinden bağımsız bir şey ve
bunu etkilememeli. Dolayısıyla kural olarak kişinin adına karar veren
her çeşit vesayet uygulamasına son verilmesi ve bunun alternatiflerinin
düşünülmesi salık veriliyor. Bu alternatifleri yaratmak da Sözleşme’ye
göre yine bizzat devletin görevi.
8
9
10
92
CRPD 12. Madde “Yasa önünde Eşit Tanınma”.
CRPD/C/GC/1 (2014) 3 nolu paragraf
Ibid. 13 nolu paragraf