Önsöz Adalete erişim; bir bireyin mahkemelere erişimini arttırmaktan ya da yasal temsili garanti etmekten daha fazlasıdır ve günümüzde en temel adalet sorunlarından biri olarak yasa yapıcılar, hukukçular, barolar, araştırmacılar ve diğer tüm paydaşların tartışmalarının ana odağı haline gelmiştir. En açık şekilde, “adalete erişim” hakkı, uluslararası insan hakları çerçevesinde geniş çapta tanınan bir haktır. Adalete erişim, genel olarak herkesin bağımsız ve tarafsız bir sürece erişimini ve her türlü uyuşmazlıkta adil bir şekilde yargılanma fırsatını garanti eden temel bir haktır. Bununla birlikte, adalete erişim her zaman adli başvuruyu olmak durumunda değildir. Erişilebilir, uygun maliyetli, zamanında ve etkili bir tazminat veya alternatif çözüm mekanizmaları bulunmasını da gerekir. Dahası, bir hak olarak adalete erişim; yasa önünde eşitlik ve adil yargılanma ile olan bağları ile ilgili olarak da özel bir öneme sahiptir. İnsan hakları çerçevesi içinde adalete erişim, tüm insan haklarının “herkes” bakımından korunması ve ihlal durumunda çözüm yollarına erişimle doğrudan bağlantılıdır. Zira bir hakkın tanınması, hakkı korumaya ilişkin araçlara erişim olmadan anlamsız olacaktır. Üzerinde ortaklaşılmış bir tanımı olmasa da adalete erişim; insanların yargısal veya yarı yargısal adalet kurumları aracılığıyla ve insan hakları standartlarına uygun çare bulma ve elde etme olanağına sahip olmaları olarak tanımlanabilir. Adalete erişimde eşitlik ise dezavantaj11

Hedef paragraf seç3