4. BMEHS Bakımından 2011 Yılında Engelliler11
4.1. Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik
BMEHS, gerek giriş metnindeki tespitlerde, gerekse haklara ilişkin madde içeriklerinde
ayrımcılığın önlenmesine vurgu yapmaktadır. Sözleşme mevcut durumda engelli
bireylerin, engellilere yönelik ayrımcılık yanında (ve bazı durumlarda birlikte) ırk, ten
rengi, cinsiyet, dil, din, siyasi veya başka fikir, ulusal, etnik veya toplumsal köken,
mülkiyet, doğum, yaş veya başka bir statü bakımından birçok nedene dayalı ayrımcılıkla
da karşı karşıya kaldığını kabul etmektedir.
Sözleşme, engellilerin
bütün dünyada
temel hak ve özgürlüklere eşit erişim
olanaklarından yoksun olmaları gerçeğinden yola çıkmakta ve engelliliğe dayalı her türlü
ayrımcılığın önlenmesini ve engellilerin insan haklarını güçlendirmeyi amaçlamaktadır.
Türkiye mevzuatında ise ayrımcılık karştı düzenlemeler, çoğunlukla genel eşitlik
düzenlemeleri olmaktan öteye geçmemektedir. Son on yıl içinde çeşitli kanunlara eklenen
ayrımcılık karşıtı hükümler ise, tüm ayrımcılık temellerine vurgu yapılmaması, ayrımcılık
tanımlarına yer verilmemesi, ispat yükünün yer değiştirmesi ilkesine uyulmaması,
yaptırımların yeterli olmaması ve bağımsız izleme mekanizmalarının oluşturulmaması
nedeniyle ayrımcılığı ortadan kaldırmaktan uzaktır.
4.2. Türkiye Mevzuatında Ayrımcılık Yasağı Düzenlemeleri
Anayasa’nın “Kanun önünde eşitlik” başlıklı maddesi
“MADDE 10- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din,
mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
(Ek fıkra: 7/5/2004-5170/1 md.) Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet,
bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. (Ek cümle: 12/9/20105982/1 md.) Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak
yorumlanamaz.
(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/1 md.) Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife
şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine
aykırı sayılmaz........”12
şeklindedir. Anayasa’nın 10 maddesinde sayılan ayrımcılık temelleri arasında, başka
ayrımcılık temelleri gibi (etnik köken, cinsel yönelim, yaş gibi) engellilik de
bulunmamaktadır. 2010 yılında maddeye eklenen fıkra ile sadece engellilere yönelik
sadace pozitif ayrımcılık düzenlemeleri için hukuksal dayanak yaratılmıştır, düzenleme
bu haliyle devlete herhangi bir yükümlülük yüklememektedir. Oysa 2004 yılında maddeye
eklenen “kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini
sağlamakla yükümlüdür” cümlesi ile devleti cinsiyet eşitliği konusunda yükümlü
kılmaktadır.
5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik Yapilmasi Hakkinda Kanun,
“Madde 4- a)
Devlet, insan onur ve haysiyetinin dokunulmazlığı temelinde,
özürlülerin ve özürlülüğün her tür istismarına karşı sosyal politikalar geliştirir.
11
12
Bu bölümde 2011 yılında ulaşabildiğimiz verilerle ilgili haklar ele alınacaktır.
http://www.tbmm.gov.tr/anayasa.htm
10