■ “02.04.2019 tarihinde, Van T Tipi Cezaevi idaresinin, açlık grevindeki
tutuklu kişiye örgütsel haberleşme ve örgüt talimatlarının avukat aracılığıyla
ulaştırıldığı gerekçesiyle görüşmelerin kısıtlanması talebi, hiçbir somut
delil olmaksızın Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilmiştir. Devam
eden dosya hakkında, masumiyet karinesinin ihlali niteliğindeki karar ile
aynı zamanda hakkında soruşturma dahi olmayan avukat, dosya ve suç ile
özdeşleştirilmiştir. Bu vahim karar yargının avukata ve savunmaya bakış
açısını ortaya koymaktadır.”
YARGIDA TASFİYE VE
ATAMALAR
Yukarıda da değindiğimiz üzere, 2016 darbe girişimi öncesi yargı üzerinde
Gülen Hareketi’nin etkisi hep tartışılıyordu. Ergenekon, Balyoz, OdaTV60 gibi
davalarda bu iddia yüksek sesle dile getiriliyordu. Darbe girişiminin ardından
yargı bürokrasisinde büyük bir tasfiye yaşandı. OHAL döneminde, yargıda
Gülen Cemaati/Hareketi ile ilişkili olduğu ileri sürülen yüzlerce hakim ve savcı
görevden alındı. Bu hakim ve savcıların bir bölümü tutuklandı. Zekeriya Öz,61
gibi, bir dönemin gözde savcıları yurt dışına kaçtı.62
İnsan Hakları Ortak Platformu’nun (İHOP) hazırladığı “Durum Raporu –
Olağanüstü Hal Uygulamaları” başlıklı rapora göre, Mart 2018 itibarıyla 4.133
hakim ve savcı, “FETÖ’cü” olduğu gerekçesiyle görevden alındı.63 Bu, yargının
yaklaşık yüzde 30’unun tasfiye edildiği anlamına geliyor. Tasfiyeler, OHAL
kaldırıldıktan sonra da devam etti. Bu muazzam tasfiyenin ardından doğan
boşluğu doldurmak için çok sayıda yeni hakim ve savcı alımı yapıldı.
Muhalefet ve barolar, yeni atanan hâkim ve savcıların yeterli eğitimden
geçmemiş, mesleki yeterlilikleri tartışmalı kişiler olduğunu sık sık ileri sürdü.
Hakim ve savcıların yeterliklerine değil, iktidar partisiyle olan bağlarına
dayalı olarak istihdam edilmesi, birçok siyasetçi ve ilgili sivil toplum aktörleri
tarafından, adil yargılamalar için yarattığı tehlike de vurgulanarak eleştirildi.64
En vahimi ise yeni atanan hâkim ve savcıların bir bölümünün AKP kadrolarından
geldiği iddiasıydı. Ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)
istihdamların iptali için yargı yollarına başvurdu.65
Gazeteci ve dönemin CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, AKP’de aktif
görev alırken hâkim ve savcı olarak atananların listesini yayınladı.66 Yarkadaş,
bu kişilerden birçoğunun orantısız şekilde Ankara ve İstanbul gibi önemli
kentlerde görevlendirildiğine dikkat çekti. Yarkadaş’a göre bu, yeni atanan
hakimlerin tarafsızlığına ilişkin bir ihlal teşkil ediyordu. Yeni atanan hakimlerin,
sadece 45 saniye süren mülakat sonucu sınavı geçtiklerini öne süren Yarkadaş
şunları söyledi: “Yargı ve adalet kurumu hiç bu kadar örselenmemişti. AKP’li
avukatlar yazılı sınavı geçebilsinler diye, önce 70 puan sınırını kaldırdılar.
Çünkü AKP’li birçok avukat, hâkim ya da savcı olabilmek için gereken 70 puana
ulaşamıyordu. Sınavda 92 alanlar mülakatta elendi. 60-65 alanlar ise 45 saniye
süren mülakatları kazandı. Referansı AKP olanlar, hâkim ve savcı olarak atandı.
Şimdi bu adaletsizlikten adalet mi çıkacak? Bu yargıçlar ve savcılar, adil bir
mahkemenin değil ancak ‘AKP mahkemesi’nin birer üyesi olurlar.”67
60 OdaTV Davası’nda 2011 yılında 14 gazeteci ve yazar “Ergenekon örgütüne medya aracılığıyla destek vermek”
suçlamasıyla gözaltına alındı. Farklı süreler boyunca cezaevinde tutuldular. Sonunda, Nisan 2017’de yapılan son
duruşmada tüm sanıklar beraat etti. [Türkiye: Oda TV davasında beraat memnuniyetle karşılandı, ancak çok sayıda gazeteci
63 21 Temmuz 2016 – 20 Mart 2018 Olağanüstü Hal Uygulamaları – Güncelleştirilmiş Durum Raporu (17.04.2018; İnsan Hakları
hala gözaltında (12.04.2017; Uluslararası PEN): https://pen-international.org/es/noticias/turkey-acquittal-in-odatv-case-
Ortak Platformu): http://www.ihop.org.tr/wp-content/uploads/2018/04/Ola%C4%9Fan%C3%BCst%C3%BC-Hal_17042018.pdf
welcome-but-scores-of-journalists-still-detained]
64 Ankara’nın yargı reformu hazırlıklarına eleştiri (07.11.2018; Deutsche Welle): https://www.dw.com/tr/ankaranın-yargı61 Zekeriya Öz, Ergenekon Örgütü’ne yönelik soruşturmaları ve 2013 yılında hükümete yönelik yolsuzluk soruşturmasını
reformu-hazırlıklarına-eleştiri/a-46178560
yürüten tanınmış bir savcıdır. Mayıs 2015’te Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından görevden alındı ve Temmuz
2016’daki darbe girişiminin ardından yurtdışına kaçtı. [Zekeriya Öz yurtdışına kaçtı! (11.08.2015; Sözcü): https://www.
65 CHP’li Tanal’dan hakimlik mülakatı için iptal başvurusu (28.04.2017; Hürriyet): https://www.hurriyet.com.tr/chpli-tanaldan-
sozcu.com.tr/2015/gundem/zekeriya-oz-yurtdisina-kacti-906253/].
hakimlik-mulakati-icin-iptal-b-40441159
62 Bu “tasfiye”de on binlerce insan yargı bürokrasisinden, akademiden, okullardan ve çeşitli devlet görevlerinden geri
66 a.g.y.
dönülmeyecek biçimde uzaklaştırıldı. Emeklilik hakları dahi elinden alınan, hatta bazılarının banka hesaplarına el konulan
67 AKP’nin Yargı Teşkilatı (21 Mart 2018; Bianet): https://www.birgun.net/haber/akp-nin-yargi-teskilati-208799
bu insanların durumu, “sivil ölüm” olarak adlandırıldı.
34
S AV U N M A S I Z YA R G I
YA R G I D A TA S F İ Y E V E ATA M A L A R
35