Yukarıda bahsi geçen bu durum, iller arasında var olan uygulama farklılıklarını ortaya
çıkardığı gibi konuyla ilgili herhangi bir düzenlemenin yapılmamış olmasının yarattığı
ayrımcı uygulamanın en belirgin örneğini oluşturmaktadır.
Yapılan görüşmelerden eğitim hakkının kullanımına yönelik gözlemler ve aktarımlar:
İstanbul’da görüşme yapılan toplam hane sayısı; 36 olup, bu hanedeki çocuk sayısı
ise 110’dur. Bunların yaklaşık 80 tanesi okula devam etmesi zorunlu yaşta olan
çocuklardır. Görüşmeler sırasında tespit edilmiştir ki çocukların hiç biri okula
devam etmemekte, bu çocukların büyük bölümü ise çalışmaktadır.
Yapılan görüşmelerdeki ortak algı, çocuklarının Türkçe bilmedikleri için okullara
alınmayacağı yönündedir. Bir çoğu Kürtçe veya Arapça okullar olsa çocuklarını
bu okullara gönderebileceklerini düşünseler de bu konuda herhangi bir girişimde
bulunmamışlardır. Okullara ve karakola konuyla ilgili yapılan bir kaç başvuru ise
her seferinde olumsuz karşılanmıştır.
13 kişilik üç aileden oluşan aile (Kanarya): Hanedeki çocuk sayısı 5, “Bu sene okula
başlaması gereken iki tane çocuk var. “Suriye’den bir sürü çocuk var. Biz
istiyoruz ki Arapça eğitim veren okullar açılsın. Çocuklar okuldan geri kalmasın.
Benim en çok üzüldüğüm şey bu. Çocuğumun bu sene okula başlaması lazım.”
(Görüşme No:6/4, Görüşme tarihi:15.09.2013, Görüşme yapılan kişi: Kadın,
Yaşı: 32)
Beş kişilik aile (Kumkapı): Hanede beş kişi yaşıyor, bunlardan biri evin 15
yaşındaki kızı. Kız okula devam etmiyor. Mahalleden 50-‐60 yaşında erkekler
kendisini istemeye gelmişler ve karşılığında altın, ev gibi vaatlerde bulunmuşlar.
Gelenlerden birisi de mahallede emlakçılık yapan bir esnafı. Kız evden dışarı
çıkmıyor. (Görüşme No:1/5, Görüşme Tarihi: 14.09.2013, Görüşme yapılan kişi:
Kadın, Yaş: 56)
Yedi kişilik aile (Bayrampaşa): Üçü çocuk ve dört yetişkinden oluşan yedi kişilik bu
hanede çocukların hiç biri okula gitmiyor. Okula gitme yaşında olan tek çocuk ise
hanede çalışan tek kişi. Tekstil atölyesinde çalışan çocuğun aylık geliri 500 YTL.
Ödedikleri kira bedeli ise 350 TL.(Görüşme No:3/5, Görüşme Tarihi: 15.09.2013,
Görüşme yapılan kişi: Erkek, Yaş: 40)
Çocuklara İlişkin Diğer Düzenlemeler
Çocukluk dönemindeki insanlar açısından; yetki alanı içinde bulunulan ülke açısından
ÇHS ve diğer tüm yürürlükteki uluslararası sözleşme hükümleri uygulama yeri bulur.
Temel insani hizmetler yanında, ailesi ile birlikte kalma, eğitim hakkı, şiddet ve
istismardan korunma hakkı başta olmak üzere tüm haklardan yararlanır. ÇHS çocukların
sağlık, barınma ve eğitim gibi temel insan haklarını teyit etmektedir. Aile birliğine ve
ailelerin tekrar bir araya gelmelerine verilen öneme özel vurgu yapılmaktadır. (Madde
8, 10, 20)
ÇHS hükümleri belirli bir ülkenin yetki alanı içindeki bütün çocukları korumaktadır.
1995 yılında yürürlüğe giren Sözleşme ile Türkiye sınırları
19