Dört kişilik aile (Eminönü/Kumkapı): Ailede dört yetişkin bulunuyor. Ailedeki bir yetişkin zihinsel engelli ve savaşta yaşanan travma nedeniyle felç geçirmiş. Aile ilaçları kendi imkanları ile temin edemiyor. Bu nedenle yardım talebiyle gittikleri belediye, muhtarlık ve kaymakamlık gibi kurumlardan ret cevabı aldıkları için de artık bu ve benzeri kurumlara başvuruda bulunmuyorlar. Evde iki kişi çalışıyor; bir kişi düzenli olarak eve destek sağlayabiliyor; Haftalık geliri 150 TL. Diğer kişinin geliri gündelik ve belirsiz. Ödenen ev kirası ise 450 TL. (Görüşme No: Görüşme tarihi: 14.09.2013, Görüşme yapılan kişi: Kadın, Yaş:56) Altı kişilik aile (Kanarya): Aile, biri dört aylık bebek, iki yaşlı olmak üzere 6 kişiden oluşuyor. Baba, bebeğin aşılarını yaptırmak için sağlık ocağına gittiğinde “biz Suriyelilere bakmıyoruz” denilerek geri çevrilmiş, aşıları ancak 250 TL karşılığında özel bir hastanede yaptırılabilmişler. Anne bebeği Türkiye’de dünyaya getirmiş, ancak aynı nedenden dolayı doğum özel bir hastanede gerçekleşmiş. Doğum ücreti olarak 1500 TL hastaneye ödenmek zorunda kalınmış. Ailenin yaşlı bireylerinde, kolesterol ve tansiyon gibi düzenli ilaç kullanılması gereken hastalıklar mevcut. Bu kişilerin birisinde aynı zamanda böbrek hastalığı bulunuyor. İlaçlarını kendi imkanları ile temin etmeye çalışıyorlar. Evin aylık geliri, düzenli olmamakla birlikte, iki kişinin çalışması karşılığı 1100 TL. Ödenen kira bedeli ise 300 TL. (Görüşme No:6/2, Görüşme tarihi: 15.09.2013, Görüşme yapılan kişi: Erkek, Yaş:60) 4.3.3. Eğitim Hakkı Çocuk Hakları Sözleşmesi açısından, eğitim alma temel bir haktır ve devletlerin tüm çocuklara ücretsiz zorunlu temel eğitim verme yükümlülüğü vardır. (Madde 28, 29) Eğitim ayrıca, yerinden olmuş çocuklar için etkili ve önemli bir koruma yöntemi olarak tanımlanmıştır. Örneğin okuldaki yerinden olmuş çocuklar silah altına alınma, istismar ve sömürüye karşı daha korunmalı olabilirler. Spor gibi eğitim ve eğlence etkinlikleri, çocuğun çatışma ve yerinden olmanın sebep olduğu travmadan kurtulmasına yardımcı olabilmektedir. Anayasa’nın 42. maddesi uyarınca kimse eğitim ve öğretim hakkından mahrum bırakılamaz. Ancak yukarıda adı geçen yönetmeliğin 27. maddesi, sığınmacı ve misafir statüsünde Türkiye’de bulunan kişilerin öğrenim imkanlarını hükme bağlı tutmaktadır. 94/6169 sayılı Yönetmelik Madde 27: Mülteci ve sığınmacıların ülkemizde kalacakları süre ile sınırlı olarak öğrenim görmeleri ve çalışmaları genel hükümlere tabidir. Üniversitelerle ilgili olarak ise Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) tarafından 3 Eylül 2013 tarihinde YÖK Genel Kurulu’nda alınan kararla, Suriye sınırındaki illerde bulunan 7 üniversitenin, Suriyeli mültecileri “özel öğrenci” statüsünde kayıt etmelerine olanak tanınmıştır. Genelgeye göre, sadece 2012-­‐13 yılına mahsus olmak şartıyla mülteciler hiçbir belge göstermeden, yalnızca “beyanla” üniversitelere “özel öğrenci” statüsü ile kayıt olabilecektir. 17

Hedef paragraf seç3