TÜRKIYE’DE ALGILANAN AYRIMCILIK
olarak çalışan erkek katılımcı Z. odak grup toplantısının farklı evrelerinde aşağıda (...) ile birbirine bağladığımız şu sözleri sarf etmiştir:
“İnsanları ırk, sınıf, zümre ayrımına tutmak büyük adaletsizliktir. İnsanları
bu temelde bölüyorlar. (...) Ama Suriyeliler bizde çok daha ön planda tutuluyor. (...) Saat 11.’de-12.’de sokağa çıkın. Bir sürü Suriyeli var. Yollarda.
ATM’lerin orada kendilerini soğuktan korumaya çalışıyorlar. Bunları niye
sokuyorsunuz ülkeye? Neden bizi tehlikeye atıyorsunuz? (...) Bunlarda eroin, esrar, içki her türlü müstehcen şeyler var. Müslümanlığı en iyi yaşayan
insanlar Türklerdir. Araplar Müslümanlığı iyi yaşıyormuş gibi bir imaj yaratılıyor. Öyle olunca ne oluyor. Biz Araplara acıyoruz. Acıyınca acınacak
duruma düşüyoruz.”18
Saha araştırmasından elde edilen bir diğer önemli ve düşündürücü bulgu kadına yönelik herhangi bir ayrımcılık yaşanmadığına dönük güçlü bir kanaate sahip kalabalık bir kesimin olmasıdır. Görüşülen kişilerin
yüzde 41,64’ü hiçbir zaman kadına yönelik ayrımcılık yapılmadığını düşünürken, yüzde 10,15’lik bir grubun da Türkiye toplumunda kadına yönelik ayrımcılığın nadiren gözlemlendiğini belirtmiştir. Diğer yandan cinsiyete dayalı ayrımcılık algısı ile kişinin cinsiyeti arasındaki ilişkiye baktığımızda istatistiksel
olarak anlamlı bir değer elde edilmemiştir. Yani örneklemin neredeyse yarısını
oluşturan kadınların da kadınlara karşı ayrımcılık yapıldığına dair bir kanısı söz
konusu değildir. (Bkz. Grafik 5).
Odak grup toplantılarında da iş hayatında kadınlara ayrımcılık yapılması bir yana
kadınlara öncelik verildiğini, erkeklere ayrımcılık yapıldığını ileri süren görüşler
18 Bulgu Araştırma, 1 Ağustos 2018 tarihli 2. Odak Grup Toplantısı
21